...rgularız ve farkına varırız bir çok şeyin. Evet, ölüm geride kalan bir çok insanı hayata döndürmüştür aslında acıta acıta. Hayata en büyük değeri katan gerçeği yaşadığımız gün en çabuk büyüdüğümüz gündür. Kızmayın erken ayrıl...
“acıta” sözcüğü
1 yazıda 2 geçiş bulundu.
acıta, acıtacak, acıtacaktı, acıtan, acıtasyon eşleşmeleri dahil edildi.
...üme vurmakta. Gittikçe yükseliyor güneş. Yüzüme bir sıcaklık vuruyor. Gözlerim kamaşıyor ve acıyor. Gözlerimi acıtan güzelliğine baktıkça bakıyor ve içine hapsoluyorum. Biliyorum, arkamda başka bir dünyanın var olduğunu. Dönme...
...dolaşıyorum Fidanımı ne zaman ağaca çevirmeye kalksam Bir boş yatak bana bakıyor Meğer insanın ölümü değilmiş acıtan Arda kalan boş yataklar bırakmıyor peşi Bakıyorum, ahlıyorum.
...vardı. Geriye, okudukça güçlendiğimiz kitaplar bıraktı. Ve bir de bir intihar mektubu. Leonard’a, onun içini acıtan ve belki de hayatı boyunca söyleyemediği, ama ölürken ona borcunu öder gibi yazdığı o satırlar. Okurken acıya...
...uzun bir zaman bu. Onlar orada konuşmayı unuttular. Çünkü bundan sonra ağızdan çıkacak her bir söz, bir ölüyü acıtacaktı. Gözlerinin önünde paramparça olan bir bedenin ruhunu sızlatacaktı. Bu nedenle bir karar aldılar. Yeni ülkele...
...amıştım. İlk kötülüğü orada tatmış ve ilk defa bacağımın elimin kolumun kanamasıyla değil, içeride kanayan ve acıtan bir şeyler olduğunu hissetmiş, onun için akmıştı gözyaşım. İlk defa sessizce nasıl ağlanır orada öğrendim ve...
...koca bir ülke'de, küçücük bir kasabada, çaresiz ve yeniksiniz artık. Lilya ile beraber denize vurmak canınızı acıtacak. Zvyagntsev'in içinde yaşadığı Rusya'dan memnuniyetsiz olduğunu görmemek mümkün değil. Rusya Artık Sosyalist...
...n ve hayır diyemediğimiz insanlar; fakat bu düzenin getirirdiği insanların iyi niyetlerini kullanarak, onlara acıtasyon yaparak sömürme düşüncesi ve yapısı iyi olanı iyiliğinden uzaklaştırır, iyilikler kötülüğe dönüşür. Bu yaşamd...
...desinler! Yıllardır aynı sokakta kepenk açıp-kapattıkları, karşılıklı hasbihal ettikleri arkadaşlarının içler acıtan hali karşısında çarşı esnafı bilenmiş birer ustura gibiydi. O derece ki, aralarından biri çıkıp "hadi!" dese,...