...lerine bürünmüş hayatlarına devam etmişlerdi. Kızgınlığı geçmiş, üzerini bir nem kaplamıştı gökyüzünün. Sonra ağlamıştı sicim sicim. Ardından doğan gökkuşağı onu fark eden kendisi de dâhil bütün gözleri gülümsetmişti.
“ağlamıştı” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
ağlamıştı, ağlamıştım, ağlamıştır eşleşmeleri dahil edildi.
...stasyondaki kala kalışımı, düştüğüm boşluğu daha yaşamadan kâğıda dökerken yanımda oturan Olcay’a çaktırmadan ağlamıştım. Olcay benim üç yıl aynı sırayı paylaştığım arkadaşımdı; öyle ki gidişinin boşluğunu o yaz Neşe bile dolduram...
...ğırdığımı, küfrettiğimi hatırlıyorum. Korkaksın sen, dedim. İnançsız, korkak bir orospusun sen. Hüngür hüngür ağlamıştım. Hasan Abiye kimse o kadar ağlamamıştı. “Sana ihtiyacım var, dedim. Var olmak, nefes almak ve yazmak için san...
...e yeniden ses tellerime iliştirdim onu. Rüzgâr hiddetini yitirdi. Pencereden dışarı baktım. Bulutlar bugün de ağlamıştı. Pencereler buğuluydu. Akıp giden bir hayat vardı orada bir yerde. Mor, kırmızı, sarı, yeşil ışıklar… Neye ya...
...kızı köyün ortasında, Vasfiye kendini savunmaya, korumaya, kaçmaya kalkışmayınca da çöküp yere hüngür hüngür ağlamıştı, koskoca kelli felli adam. Bu olaydan sonra köylüsü iyice deli belledi Vasfiye'yi, sadece ergenliğe yeni geçe...
...tfakta aldı. Soğanları doğrarken yaşaran gözleri, kesme tahtasına düşüyordu kesik kesik. Sahi en son ne zaman ağlamıştı? Tencereye koyduğunda patatesle soğanı, yavaş yavaş kapandı şefkate olanca iştahı. Ocağı yaktığında, kontrolü...
...soğuktan da. Ekvatordan da kutuplardan da... Daha bebekken sobanın sıcağından uzaklaşmış, suyun soğukluğundan ağlamıştır. İnsanoğlu çayı sıcak doldursa bile bir süre ılımasını beklemiştir. Birbirine sıkı bağlarla bağlı dört mevsim...
...m. Sadece sevinçler mi? Tabii ki hayır. İlk terk edilişimde yine aynı tekli koltuğa yığılıp kalmış, saatlerce ağlamıştım. İlk sarhoşluğumda sızdığım yer de tekli koltuğun kollarıydı. Dünyadan kaçmak için kullandığım bir sığınaktı...