Canıydı Saim, Semra’nın bir zamanlar, kanıydı. Allah’tan başka kimse ayıramazdı onları. Öyle demişti Semra. “Ölürüm başkasıyla evlenmem!” Denedi de ölmeyi, beceremedi. Hastaneden eve döndüklerinde baktılar olmuyor bu böy
“allahtan” sözcüğü
17 yazıda 18 geçiş bulundu.
Onunla evlenmemin çok nedeni vardı. Kibardı. Yakışıklıydı. Dahası, beni olduğum gibi seviyordu ama… Çocukken hep babamın yastığı olarak yaşayacağımı düşünüyordum. “Tombişim. Hani neredeymiş benim yastığım?” “Buradayım!”
Kalakaldı otel odasında. Yalnız, hissiz, kimsesiz. Bembeyazdı her şey. Pek çok geceler pek çok olaya şahit olmuş sırdaş otel perdeleri, yere atılmış bol taşlı gelinliği, yatağın hemen dibine kıvrılmış külotu, berjerin üz
Ortamda hummalı bir çalışma vardı. Terazinin ağır basan tarafı an ve an değişiyordu. Sonsuz büyüklükteki teraziye sürekli bir şeyler yağıyordu. Görüntüler, gölgeler, duygular, suretler, sesler havada uçuşuyordu. Ortalık
Bütün koğuş uykuda. Sultan hariç. Topal Meliha’nın çıkardığı uzun soluklu gazları, Artist Cansel’in koğuşun duvarlarına çarpan horlaması dışında çıt yok. Sultan uyuyamıyor. Gözleri, küçük pencereden duvara vuran ışık yan
New York'tan gelecek ağır bir misafirimiz vardı o Cumartesi: biricik ev arkadaşımın, çok sevdiğim dostum Deniz'in kuzeni. Londra'nın en hareketli bölgelerinden birinde yeni tuttuğumuz, küçücük ama çok şirin dairemize gel
Günün ilk ışıkları küçük odanın perdesini zorlarken yatağın yanı başından şikâyet sesleri gelmeye başladı: - Kalksa artık. Çok sıkıldım. Bu sözlerden sonra daha fazla dayanamayarak kendisini gürültülü bir şekilde yere at
Bu sabah ters tarafımdan kalkmış olmalıyım. Turşu satan yamuk bir suratla sersem tavuk gibi odadan odaya dolaşırken kendimi vitrinin üstündeki fotoğrafları indirirken buldum. Haki renkli kutunun kapağını açarken ellerim
“Her günbatımı güzeldir ama Bodrum’un günbatımı ayrı bir güzeldir” derdi. İstanbul’un keşmekeşinden kaçıp kendini yeşille mavinin birleştiği Gümüşlük’teki yazlığına atalı yıllar olmuştu. Yakında yetmişli yaşları da mazid
Kulağımda "Kalk yavrum, kalk!" sesleri. Aralanan göz kapaklarımın arasından seçebildiğim iki kafa. Öndeki, gecenin bir yarısında uykumu bölmenin mahcubiyetini güleç yüzüyle örtmek isterken minik zeytin gözleriyle komik g