...i gececikler. Kaç kuytuda paslanıyor yalnızlık? Üşüyorum. Gideceğim.” Çok az şair kendini ölüme/ölümü kendine anlatırken bu kadar cömerttir. Kaan İnce bizim bu cömertlikten daha fazla yararlanmamızı sağlamıştır. Onun şiirlerini ok...
“anlatır” sözcüğü
20 yazıda 23 geçiş bulundu.
anlatır, anlatırdı, anlatırdım, anlatırdın, anlatırken, anlatırlar, anlatırlardı, anlatırlarken... eşleşmeleri dahil edildi.
...adar geçici olduğunu anlayacaksınız. Tabi ki bir şeyler yapmak zorundasınız ama yaşlandığınızda torunlarınıza anlatırken bunu vicdanınızı rahatsız edecek kötülükler yapmadan başarabilirsiniz. Ne demiştik? Yarışı kim kazanırsa kaza...
...ma muhtaçtı ve Avusturalya’daki ağabeyimi saymazsak, annemin ona bakacak benden başka kimsesi yoktu.” Bunları anlatırken koltuğun tam ucuna gelmişti. Sonra soluklandı ve tekrar koltuğa yerleşti. “Ben ömrümü yatalak bir hastaya bak...
...ellerini atıp önüne "senin kuşun yok mu?" diye sorduklarını, yanağından makas alıp kıçına şaplak attıklarını anlatırdı. Önlerini açıp organlarını gösterdiklerini, yapacaklarını anlatırken kullandıkları sözcükleri, çimdikledikler...
...ıştı ki… Otobüse doğru yürürlerken “Ela” dedi. “Ela benim adım. Hani sormuştun ya. İstersen hayat hikâyemi de anlatırım sana,” dedi. “Benzerlikler var çünkü. Ama biliyor musun hepsini anlatamam sana,” diyemedi. Kuşların çığlıklar...
...maz çözüldü. “Tamam! Her şeyi anlatacağım.” “Hadi evladım seni dinliyorum.” O gece yaşananları ayrıntılarıyla anlatırken vinç operatörü Yılmaz’ın sesi titriyordu. “Pazar gecesi harekete geçtik.” “Demek para için zavallı Dursun’u ö...
...hiçbirini! Hatta hiçbirinizi! Neyi neden yaşıyoruz hiçbir fikrim yok Sırf bunları merak ettiğimden yaşıyorum Anlatırdım birilerine belki Belki anlaşılacağıma inansaydım Gündüz düşlerinde bir matine sahibi Akşamları evlere servise...
...O, hayata geldikten sonra mı yoksa ezelden beri mi bu şekildeydiler diye düşündü. Annesi bazen eski zamanları anlatırdı. Anlattığı iyilik dolu günler aklına geldi. O zaman, o doğduktan veya doğmadan önce böyle değildi. Ama ne zam...
...sederdik - sanki Paris’te yazıyor, düşünüyor ve fikirler üretiyor gibi olurduk. Hasan Abi, bize altmış sekizi anlatırdı, hop oradan Polonya’daki büyük işçi ayaklanmasına, oradan çıkar bize Prag baharından bahsederdi. Biz de eller...
...” diye sıkı sıkı tembih ederdi. Çok merak ederdim evini, neden hep aynı şarkıyı söylediğini. Farklı hikâyeler anlatırdı. Mahallede herkes onunla ilgili “karısı başka bir adamla kaçmış, o da buna dayanamayıp hem kadını hem de adam...