...k da durulduk. Yoksa adımız hâlâ şehrin itinin çakalının kemiklerini sızlatır. Ölümüz yeter, ciğerim, ölümüz. Anlayacağın çekiyoruz el frenini, iniyoruz aşağı, lavuğun kafasını karpuz gibi yarıp alıyoruz anahtarını elinden. Ha öyle...
“anlayacağı” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
anlayacağı, anlayacağım, anlayacağımı, anlayacağımız, anlayacağın, anlayacağınız, anlayacağız eşleşmeleri dahil edildi.
...k baş parmağının bükülmesi, dudakların titremesi, düşmemek için sarılmak, tırnaklarımı batırdığım sırtlar.... Anlayacağın gördüğüm duyduğum bildiğim ne varsa harmanlayıp koyuyorum önlerine. Bütün bunları yapan beni sükunetle seyred...
...ırımızı da sorar tabii. Bir eksik, bir ihtiyaç varsa ona mutlaka söylememizi ister. Kendi hâlinde bir adamdır anlayacağınız. Şimdiye kadar ses tonunun yükseldiğini görmedim. Ben de diğer arkadaşlarım da. Sürprizli de biridir, geçenle...
...ama bence başrol oyuncusundan kaynaklı, kaç defa izlediğimi unuttuğum bir başyapıttır bana göre. Başlıktan da anlayacağınız üzere Jim Carrey’den söz ediyorum. Sil Baştan, Maske, Bay Evet, Yalancı Yalancı ve daha pek çok güzel filmi v...
...AT Dünyanın her yerinde insanlar kulaklarını kaplayan şiddetli bir sesle irkilmiş ve herkesin kendi lisanında anlayacağı şekilde gökyüzünden gelen ve defalarca tekrarlanan şu cümleyi dinliyordu: “Aranızdayım! Bana üç saat boyunca...
...zcük, yapbozu tamamlayan en önemli parça gibi; ama yapbozun oluşturduğu resim finalde belli oluyor. Tanıdıkça anlayacağınız karakterlerin kaçınılmaz sonu ise kalbinizde bir boşluk bırakıyor.
...eri yalnızca dekor ve figüran Dünyanın bilinçaltım ile şekillendiğini keşfettiğimde Bu mevsimin rüya olduğunu anlayacağım Kalbime sancı girecek titreyerek gözümü açacağım Sonsuz baharın en beklenmedik ayına denk gelecek uyandığım v...
...lıma takılan soru şu: “O nasıl birisiydi benim yaşımdayken?” Onu anlarsam, benim de nasıl bir tohum olacağımı anlayacağımı hayal ediyorum. Günlerdir düşündüğüm şey bu. Baba olmanın tedirginliği ile dokundum karıma, bilmem kaç defa....
...ibi... Burada büyük bir bahçeleri, birçok tarlaları vardı. Bize düşense onları düzenli olarak ziyaret etmekti anlayacağınız. Babam arabayı kapının önüne park edince büyük bir hevesle, günlerdir hayalini kurduğum gibi rüzgârı yara yar...
...getirdim; terini silmesi için uzattım. - Yok abi istemez, diyerek kestirip attı. Terlemeyi pek kabullenemedi anlayacağınız. - Hah dedi, şurada iki vida lambanın ahşabıyla duvardaki plakaya tutturulmuş. Hızlıca sandalyeden atladı. Al...