...çeklere çisil çisil yağarak yeryüzüne akıtsam zehrimi ateşe dönüşerek sonra dönsem göklerinde göğüne yedi kat arşın sahibine desem ki sitemimle can oldum yeryüzüne gökyüzüne gerekmez! saygıyla eğilsem ardımdan getireceğin g...
“arş” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
arş, arşa, arşivdeki, arşivinde, arşivine, arşivini, arşivlerde, arşivlerini... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...karıp iki kez uzun uzun öttürdü. Düdük sesini duyan kişiler bu kez tabanları yağlayıp yüz, bilemedin yüz elli arşın ilerideki terk edilmiş evden içeri girdiler. Davut, bu mekruh evin önünden yıllardır ve hemen her gece geçerd...
...oca bir ah çekiyorum içimden. Koşmak istiyorum ama çıldırmışçasına çarpan kalbim izin vermiyor bana. Haykırıp arşınlamak istiyorum geçtiğim yolları. Bizden sonra açmamış çiçekler, otlar bürümüş bahçelerimizi, başı boş atlar bir gö...
...lığı yüzündeki morluklar oldu. Sokağa nasıl çıkacağını bilemedi. Saim, merakından deli danalar gibi mahalleyi arşınladı. Günler sonra Semra’yı gördüğünde anladı bir şeyler olduğunu. Yanına gitmek, konuşmak istese de Semra’nın buğ...
...Serkan Üstündağ KÜÇÜREK Yabancı - Canan Tümen ÖYKÜ Köyde Nü - Sevgi Ünal Yer Ölüm Gök Hayat- Canan Tümen ŞİİR Arş-ı Sır - Ferhat Nehir İlk Işıkta Karanlık - Yapaytım Kum Saati - Y. Canberk Tan Mayıs - Gizem Şimal Başar Sürg...
...çizgideyim. Bir sınır, dip, yol sonu, girdap, bir uç ya da dehliz… Etrafımı saran öfkeli kalabalığın nidaları arşa yükselirken kalbime çarpıyor. Zemin, ayaklarımın arasından kayıp gidiyor sanki. Sanki, amansız bir fırtınaday...
...i adeta havada dans ediyorlardı. Ellerini rüzgâra karşı yüzüne siper eden bir sürü insanla beraber dar sokağı arşınlamaya başlamıştı. Eski arabası sokağın sonunda onu bekliyordu. İş hayatına ilk adımı attığı bu maliye bürosu üç yıl...
...dim belki. Bir de incir çekirdeğini doldurmayan her şeye celallenmelerin. Canlı bomba gibi salonu boydan boya arşınlamaların. Benim mutfağa kapanıp sinirinin geçmesini beklemelerim… Belki kuzu gibi sessiz, yumuşacık biri çelmiştir akl...
...ileriyle kız çocuğu; on yaşında ya var ya yok. Ayakları çıplak. Hepsi dönüp de bir daha bakılmayacak fotoğraf arşivinde yerlerini almışlardı. Gemi, arkasına taktığı martılarla iskeleden ayrıldı. Hayatın içinden akıp giden insanla...
Perdesiz oyun hayat, her sıkıntıda daralma! Yer gök olmuş insan, sığmaz arşa Camilerde artık ihtiyaca göre dünyada Taşlar konmuş yan yana, diyorlar musalla Avluda üç cenaze, artık pratik bir arada Daha ikindisi var, bekliyor...