1855 Yazı haddinden fazla yağmurlu geçti. Yağışlar kararınca olsa faydalıydı elbet, lakin o yıl kararını aşınca arpayı, buğdayı, çavdarı tarlalara yatırıp telef etti. Kıyıda köşede kendini dik tutabilmiş ekinler ise güne
“arsenin” sözcüğü
7 yazıda 24 geçiş bulundu.
İdris için evinin dışındaki hayat tahminlerinin fevkinde acımasızdı. Hayatın tahripkar gerçekleriyle bir bir yüzleşiyor, vücutça olmaktan ziyade zihnen kendini yorgun hissediyordu. Haksız da sayılmazdı doğrusu. Bu kadar
Tefeci Arsen'in sırra kadem basması ile Galata Semti'nin bitirimleri arasındaki hassas dengeler bir anda altüst olmuştu. Bu olay, o güne kadar birbirlerinin ayağına basmamaya itina gösteren Tulumbacı Hüsnü ile Mekri Neci
İdris, uzun bir yürüyüş sonrası Tophane Karakolu'na ulaştı. Gülümseyerek içeri girdi ve doğrudan Abdülkadir Efendi'nin odasına gitti. Abdülkadir Efendi onu karşısına oturttu, gösterdiği yakın alaka neticesi sıcak bir soh
1870 Senesinin sıcak ve nemli bir Mayıs akşamı Mösyö Lampard'ın dükkanının önünde siyah bir fayton durdu. İçinden, düzgün giyimli, fötr şapkalı iki adam ellerinde siyah meşin çantalarla inerek Mösyö Lampard'ın dükkanında
Tulumbacı Hüsnü evden ayrıldıktan sonra yarım saat ya geçti ya geçmedi, Rüstem ile Şükrü eve geldiler. Feride Hanım'ın bahçe kapısında başlayan yatıştırıcı mahiyetteki konuşmalarına cevaben Rüstem'in ağzından tek kelime
Bölüm 1 için tıkla Galata Semtindeki Zahireciler Çarşısı, kapak taşlarından örülü genişçe bir sokağın her iki tarafında birbirlerine yaslanmış gibi duran büyüklü-küçüklü, iki katlı ahşap dükkanlardan oluşur, dükkanların