baştan ayağa üryan sarnıcımda zehirli su uyanmak niyetiyle attığım her adım engel; uykuya giden bir yol şimdi köklerim ateş almış serin toprakta ve şimdi ağlamak, bahanelere gark olmuş elbet mahzende sakladığım tutuşturmalık sa...
“attığım” sözcüğü
17 yazıda 18 geçiş bulundu.
attığım, attığımda, attığımı, attığımız, attığımıza eşleşmeleri dahil edildi.
...günüm sevgilim, daha fazla devam edemeyiz. Adımlarım gittikçe kesikleşirken, her seferinde daha küçük adımlar attığımı fark ediyorum. Bu şekilde sana varabileceğimden de emin değilim. Kaybedeceğim çok şey varken korku da yavaş y...
...stiyorum… Ölüm… Kara bir el gibi sıkıyor boğazımı. Ağlayamıyorum. Biraz hava alırım belki diye düşünüp dışarı attığım bir ben, bir de kendim yan yanayız şimdi. Karanlık sulara dalıyor düşüncelerimiz. Yüzme bilmediklerini hatırl...
...pamamalıyız, gerekçelerle vicdan yumuşatıp başkalarına eziyet çektirmemeliyiz… Artık, üstünkörü bu konuya laf attığımıza göre başka bir konuya laf atmanın vakti geldi: Biz neyiz?
...ılı kalıyorum, bir savruluyorum bu kentte. Dakikaların arkalarından kovalayanı olmaz; kapıların çalanı, içime attığım çığlıkların duyanı... Örümcek ağları kaplar lambalarımın üstünü, bazen geceleri ürpertir yere sızan görüntüle...
...yanına sürdü beni. Böylece odanın içinde bir anahtarın yanına, bir pencerenin yanına gidip gelmeye başladım. Attığım voltadan tamirci benim sıkıldığımı düşünüyor olmalıydı. Hâlimdeki tuhaflıktan şüphelenmesin diye: - Rahat ol...
...armıyor, çünkü bunu hiç hissedemedim- içindeki eşyalar, o eve has koku, hatta soluduğum hava; eşikten adımımı attığım ilk andan itibaren bana oldukça yabancı geliyor. Ve bu yabancılığın üstesinden gelemiyorum. Evdeki her şeyi,...
...gun bir mavi rüzgâr Düşmüş peşi sıra ardıma. Soluklandığım sokaklarda çürümüş Koştuğum caddelerde dökülmüşüm. Attığım her adıma iki yol düşmüş Gittiğim her yolda biraz kalmışım. Kiminde bakışlarımı görmüşler Kiminde de sesimi b...
...ndan beri ayrılma süremin en fazla bir gün olduğu kardeşimin sırtı dönük bedeni… Ardından tek hatırımda kalan attığım derin karanlık çığlık, içine hapsolduğum alacakaranlık, gözümden yavaşça bulanıklaşarak kaybolan yer… Gözümü...
...rmezdi. Ben de kazdım, hiç durmadan kazdım… İşte bu sefer olmuştu ve nazikçe onu yere bıraktım. Sanki üzerine attığım her toprak benim ağzıma doluyordu. Üzerine düşen her taşta ebabil kuşları tarafından taşlanıyor ve kanıyordum...