19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren yalnızca kendi ülkesinde tanınmakla kalmayıp ününü kısa sürede Avrupa'ya taşımış, yazdığı romanlarla önce Avrupa ve ardından dünya edebiyatını derinden etkilemiş, güçlü kalemi ile
“avrupaya” sözcüğü
7 yazıda 8 geçiş bulundu.
İşte akın akın geliyor insanlar. Yurt dışından bile. “Şehir hayatında bunalmışlar için ne büyük nimet burası, diyorlar. Nimet deyince en çok ekmek yapmaya özeniyor bu şehirliler. Fırınların içine düşecekler neredeyse. Bi
Benim en samimi kız arkadaşlarımın isimleri hep çift cinsli oldu. Hani şu "hem kız hem erkek ismi" olanlardan. Neşe hariç. Mahalle arkadaşımdı Neşe. Çocukluğumun neşesi. Evet, o hariç. O, bu hikâyenin konusu da değil zat
amerikayı ambargoyla ambale etmişsiniz yapmayın ağam yok mu işiniz? ya avrupaya ahkam-ı kuvve-i müeyyideniz etmeyin beğim çok mu gördünüz? ağılı ağalar, bağlı beğler ettiniz de hayır mı dedik dediğiniz dedik çaldığınız düdük yap...
The Kid, 1921 Kumpanyalardan, vodvillerden ve müzikhollerden fırlayan komedyenlerin, vantrilokların cirit attığı 1920'lerin sonuna doğru sinema, diyalog denli etkili bir görsel anlatım biçimi geliştirmişti. Ara yazılar d
Arapça siyahat kelimesinden gelen seyahat, en basit tanımı ile gezi, yolculuk gibi anlamlara gelmektedir. Seyahatin tarihi, kendi dünyaları haricinde de başka insanların, başka mallar ve hazinelerin de olduğunu fark eden
"Sinemada sözün hiçbir değeri yoktur. Ama hareket her şey demektir." -Georges Méliès İlk Dönem Sinema, tutarlı, doğrusal anlatıdan çok görsel hazzı arttırmak içindi. İlk dönem sinemacıları melodram, pantomim gibi araçlar