...cu da kanlı.” “Kafasından sızan kan bulaşmıştır.” “Kesinlikle değil. Üstelik eldivenler de parçalanmış. Sanki avuçlarının arasından kayan şeyler eldiveni parçalayıp deriyi yüzmüş. Çocukluğumda halat çekme oyunu oynardık. Bir keresi...
“avuçlarının” sözcüğü
16 yazıda 18 geçiş bulundu.
...kesen eli şimdiden alev alev yanıyordu. Kâğıdın katını açtı. Uzun süren işsizliğin hazırladığı son, kor olmuş avuçlarının ortasında duruyordu. İlk cümlede gözleri dolan kadının gözyaşları kendisini çocuklarla tek başına bıraktığı i...
Avuçlarının arasında kaybolup gidecek kadar fakirdim oysa. Ama o, beni de kendi gibi sanıyordu. Ne büyük bir incelikti bu! Yılda bir iki defa giymek için sakladığım takım elbisemi giyince, az da olsa adama benzemiştim anlaşılan. Ha...
...ndaki kadındı ağıt yakan ihtiyar. Ağıt aynı ağıt. Koştu, yanına gitti; dizlerinin üstüne oturdu, yaşlı elleri avuçlarının arasına aldı. “Sen… Rüyama girdin. Sen o kadınsın,” dedi kekeleyerek. Kelimeler boğazında düğümlendi Yaşlı ka...
...yah sabahlığının kaygan kumaşı içinde adeta sarhoş oluyorum. O benden daha sarhoş. Kadının ellerini yakalayıp avuçlarının içinde sıkıyor. Öpüyor, öpüyor. Aşkla öpüyor. Özlemle öpüyor. “Sen yokken hiç yaşamadım, biliyor musun,” diyo...
...mtini arıyordu. Her bulduğunda canı yanıyor, hızla uzaklaşmaya çalışırken tozu dumana katıyordu. Bir şeylerin avuçlarının arasından kayıp gittiğini hissettiğinden, eşinin tüm itirazlarına rağmen elindeki son dala sıkı sıkıya sarılm...
...rak etmiştim. Çocuğu karşısında gören babam kollarını iki yana açmış bir şekilde çocuğa doğru koştu, kafasını avuçlarının arasına alarak bir süre bekledi. Bu şekilde çocuğun yanaklarını ısıtmaya çalıştığı anlaşılıyordu. Daha sonra...
...en de mantıklı belki de. Elleri hala aralarında duruyor ve itmemeye karar veriyor. Gömleğini yavaşça kavrayıp avuçlarının içinde buruşturuyor. İşte o hareket. Vücutlarının arasında kalan elleri, küçük yumrukları, buruşan gömlek. Kı...
Sensizliğin var olmadığına inandığım Günlerdeyiz Avuçlarının bir kalbinin olduğunu biliyordum Kirpiklerinin nefes aldığını Ve saçlarının sonbahar rüzgârına kavuşmuş Bir buğday tarlası gibi salınması… Senin her zerrenin var olduğuna...
...mal’e her şeyi. Uçmuyor. *** Ürkütmemek için yavaş adımlarla yürümeye başladı. Eğilip baktı. Ellerini uzattı. Avuçlarının arasına aldı yavru kediyi. Öptü. Kulağına bir şeyler fısıldadı. Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme; tedirgi...