...p atılır mikrop ve virüsler. Bu diktanın faydası yok kendine; ne mutluluk görmüş ne de çıkabilir insan içine. Bakamıyor aynaya, kendi dünyasında, yakamıyor ışığı bir kez olsun; aydınlığa düşman, sana bana düşman. Karanlıkların ef...
“bakamıyor” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
bakamıyor, bakamıyordu, bakamıyordun, bakamıyorum eşleşmeleri dahil edildi.
...çmamak arasında donup kalıyorum. Açmak istemiyorum çünkü ya gelen onlardan biri değilse, kapı deliğinden bile bakamıyorum, ne göreceğimden korkuyorum. Daha çok çalıyor kapı, dışarıda söylenen benim adam. Çok şükür. Kapıyı açar açma...
...nı kesecek olan adamın evinde misafir edildi, kahvaltı ve çay ikramları yapıldı. Kesilecek ineği görmedi hiç, bakamıyordu kesilecek hayvanların gözlerine. Üzülüyordu. Kocası o işlerle ilgileniyordu. Evin içi kalabalıktı. Kadınların...
...dünyanın Güneşi ardında bırakmış Uyuyakalıyorum Aynı yerde değilim Oradan bakınca bin yıl kadar uzak Buradan bakamıyorum Yağmur suları taşıyorum gökyüzüne Aynı yerde sayıklıyorum Tekrar tekrar tekerrür Yeni dinmiş yağmur Bir adam...
"Gökyüzüne uzun zaman bakamıyorum, çünkü geri dönüp tekrardan yeryüzüne baktığımda dünya bana korkunç bir yermiş gibi geliyor." - François Truffaut DEĞİŞEN DÜNYANIN İNSANLARI ABD'li korku ve bilim kurgu yazarı Ray Bradbury, 1947'de...
...psiyle birlikte yere seriliyor. Kadın şaşkın. Telefonu kapatıp katıla katıla gülüyor. “Nasıl yaptı sen bunu?” Bakamıyor. Yüzü, mor salkım… “Kusura bakma. Nasıl oldu anlamadım.” Yanına varıyor kadın. Dudaklarında hâlâ alaycı gülüm...
...ölüme değil yaşama götürüyordu. Komutanından gelen emirle kafasını çevirdi, adam. Hiç kimse birbirinin yüzüne bakamıyordu, komutan dahil. Herkes kabullenmiş şekilde, siperin üst tarafındaki otlara tutundu. Güç aldılar otlardan. Güç...
...m cebimden iki dal, birini ihtiyara uzatıp; -Almaz mısınız? dedim. Başını birkaç saniye çevirdi ama gözlerime bakamıyordu sanki. Sigarayı aldı, cebinden çıkardığı kibritiyle tutuşturdu ve iç çekti derinden. Şarabından ikram etmek i...
...adı. Kapıdan içeri inanılmaz bir ışık huzmesi hücum ediyordu. Aydınlık kapıda yoğunlaştığı için direkt kapıya bakamıyordu. Zifiri karanlık olan oda saniyeler içinde yeni yetişmiş bir pamuğun beyazlığına bürünmüştü. Anlam veremiyord...
...isindeyken yanına gelen ihtiyarın iniltisi ile kendine gelmiştin. O kadar yaşlıydı ki ellerinin kırışıklığına bakamıyordun, sanırım Azrail bu adamın varlığını unutmuş veya o kadar çok ölüm görmüştü ki bizzat Azrail'in kendisi olmuşt...