“Cadılar Bayramı, 1963. Ona Ekim Çocuğu ya da Testere Surat veya Testere Dişli Jack diyorlar. Adı ne olursa olsun, bu küçük kasabadaki herkes onun kim olduğunu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğun
“bayramında” sözcüğü
4 yazıda 5 geçiş bulundu.
Veri analizi yapanların çoğu, yapılanların veri olduğu konusunda hemfikirdir. Yumurta tavuktan çıkar ve tavuk da yumurtadan çıkmaktadır… Peki, düzen belliyken neden ona türlü anlamlar yükleyip daha da karmaşık hâle getir
“Özgür olmakla özgürlüğe yeni başlamış olmak aynı şey değildir”, demişti Hilmi abi. Aile kasabımızdı. Uzaktan akrabamızdı. Akrabalık bağlarını ve aradaki ilişkileri pek bilmezdim ama ne zaman kasaba gitsek, siparişlerin
Zaman kavramı, içi boşaltılmış bir tekrardan ibaret. Ömrüm, uçsuz bucaksız bir boşluk içinde savrulan meteor taşı. Ruhum kan revan içinde. Kalbim, kaburgalarıma baskı yapıyor. Kapana kısılmış gibiyim. Özgür olmadığımı ve