...u. Yatağına dönmesi ani oldu. Özür dilerim! Sesimi yükseltir gibi oldum sizi düşünürken! Bir de bu var gerçi. Bildim bileli kendimi, karşısında duramadığım bu küfür hali. Evet, küfür. Ritmini yitirmiş kalbimin kof tiryakiliği....
“bildim” sözcüğü
10 yazıda 13 geçiş bulundu.
...…” dedi. Salih O’ydu. -6- Babam ben doğduktan üç ay sonra dönmüş eve. Eski hayatımıza kavuşmuşuz. Ben kendimi bildim bileli babam inşaat işçisidir. Esmer teni, kavruk yüzü, nasırlı elleri, ter kokusu… Ben kendimi bildim bileli...
...im bir duygudur bu. Son zamanlarda bunu ne kadar sık yaşadığımı düşünüyor ve gülümsüyorum. Yazıyorum. Kendimi bildim bileli yazıyorum. Yazmayı, okumadan önce öğrenmiş olabilirim aslında. Ne yazdığımı bilmeden çizmeye çalıştığı...
...ımışken, Nasıl oldu da yönümü sürekli Atid’e çevirdim? Nasıl oldu da Rakib’i tüm geçmişim ve geleceğime rakip bildim? Parmaklarımın en nadide yerlerine dokunurken parmakları, Onun yoldaşlığını nasıl daha fazla kirletebilirdim?...
...ıp sadece yemek, temizlik yapıp onu beklememi istiyordu. İlk başlarda bu durum hoşuma gitmişti. Çünkü kendimi bildim bile çalışmak zorunda kalmıştım. Biraz rahat edeceğimi düşündüm. Fakat çalışan bir insanın evde oturamayacağı...
Kendimi bildim bileli köy köy gezerim. Gittiğim hiçbir okulda bir yıldan daha fazla sürmedi misafirliğim. Bu yüzden arkadaşım da olmadı. Köy öğretmeni olan babam mesleğine ve öğrencilerine âşık bir adamdı. Tek bir öğrencisiyle...
...ıyorum kırılan aynanın her bir parçasına ve yüzümdeki çizgilerin kaybolduğunu görüyorum. Açıkçası ben kendimi bildim bileli aynaların yalanlarından korkuyorum. Dağılan her bir anı toplayıp toplayıp geçmişe götürüyorlar. Acılar...
...n asabiyeti gün geçtikçe ölüme yaklaşmalarından değil, sadece anıları ayan beyan hatırlamalarından ötürüymüş. Bildim. Ruhumun hafiflediğine şaşarak sokaklardan, evlerden geçtim. Dirseklerim köprünün korkuluğunda olduğu halde t...
...yı bırakıp kendi yaşamına dönünce beni de yeniden yalnız bırakmış oldu. Tırnaklarımı yemeye başladım. Kendimi bildim bileli yerdim. “Çek elini ağzından.” diye uyaran bir annem olmadığı için belki, hiç bırakmadım tırnaklarımı....
Kendimi bildim bileli, bir türlü sevemedim şu mevsimi. Sözüm yok yağmuruna-karına, hatta ekinsiz tarlalar ve yapraksız ağaçlara, karda yem arayan serçe kuşlarına bile sözüm yok ama yuvasız çocuklar yok mu? işte! onlardan yana...