...içeklere baktım, temiz havaya ihtiyacım var gibi gelmişti önce. Sonra, hâlâ daha nasıl öyle bir şey yaptığımı bilemediğim bir şey yaptım. Dönüp masada bıraktıkları çay bardaklarını aldım ve tek tek aşağı atıp, kırılırken çıkarttıkl...
“bilemediği” sözcüğü
6 yazıda 7 geçiş bulundu.
bilemediği, bilemediğim eşleşmeleri dahil edildi.
...nkılandı kulaklarında. Kravatı çözdü, ceketi çıkardı. Banktaki çantayı aldı, omzuna astı. Nerede durulacağını bilemediği akıntıya bıraktı kendini. Bata çıka sürükleniyordu. Çınar ağacının gölgesinden sessizce Boğaz’ı seyreden bank...
...tağı. Kendisinden sonra doğan altı kardeşinin küçük anası. Gitti. Saatler oldu gideli. İki mi, üç mü, dört mü bilemediği… Belki de daha fazlası. Yoktu işte kınalı kuzusu. Göz göre göre izin vermişti gitmesine. Ağzını açıp tek söz...
...y ikram ederken gördüm onu. Renkli yöresel giysiler içindeydi. Uzun boylu. Zayıf. Sarı saçları örülü. Rengini bilemediğim gözleri yerdeydi. Çayları dağıtıp çıktı odadan. Yaşıtları dördüncü sınıftaydı. O hâlâ okula adımını atmamıştı...
...yaşamak olmaz. Adı gibi biliyor bunu. Güler yüzlü görevli gösteriyor odasını. Ne kadar kalacağını tam olarak bilemediği bu yerde bir turist, yorgun bir gezgin, bir meczup gibi karşılanmak canını acıtıyor aslında. Kalbi buraya ait...
...başlangıç seviyesindeki siniri bir üste sıçradı. Bu aşamada Nezahat'in ulaştığı hâl, kocasının yönetmeyi hiç bilemediği bir hâldi; akşama işi zordu yani. Sadece onun mu, çocukların da… Nezahat, sinirleri bu seviyeye ulaştığı zama...
...adımı attığı günleri en son hatırladı; özellikle de çocukça yaptıklarını. Neden söylediğini, kimden duyduğunu bilemediği sözler yankılandı kulaklarında. Evin çatısına çıkmış, kollarını açıp rüzgâra karşı haykırmıştı: “Ulan İstanbu...
...r bataklık. Ya uçuyordu ya boğuluyordu. Belki de masanın üzerindeki peçete kutusu, belki de nereye koyacağını bilemediği elleri. Kollarını saklama alışkanlığıyla çekiştirip durduğu kazağının delinen kolu mu hatırlattı acaba ona es...
...irmişti hep. Belli bir çizgimin olması, yani mesela; filozofları, haklı ya da haksız bulamam çünkü tam olarak bilemediğim bir konuda birini yargılamak bana göre değil. İç dünyamın diktatörü olamazdım. Bu yüzden herhangi bir devrim...