...arı bırak. Çünkü sen onları bırakmadıkça, şu hayatta tutunduğun ne kadar çok şey varsa canını yakmadan yakanı bırakmayacak... Kısacası yazgını rahat bırak. Yazan: Ebru Kadak
“bırak” sözcüğü
78 yazıda 147 geçiş bulundu.
bırak, bırakabilecek, bırakabileceğim, bırakabilir, bırakabilirdik, bırakabilirdim, bırakabilirsin, bırakabilirsiniz... eşleşmeleri dahil edildi.
...arı bırakalım. Çay söylüyorum.” İbrahim Başkomiser’in elini kaldırmasıyla garson hemen iki çay getirip masaya bıraktı. Taze çaydan ilk yudumu alan Tuncay amirinin yüzüne baktı. Daha önce farklı hâllerini görmüştü. Tarif edemedi...
...anahtarı aldı. Kilidi açtı. Yarım açtığı kapının arasından odaya geçti. Gülsüm’ün şaşkın bakışlarını salonda bırakırken kapıyı kilitledi. Gülsüm’ün şaşkınlığı fazla sürmedi. Peçeteye sarılmış plastik kaşık ve çatalı yemeklerin ya...
...aktı. Her bunaldığında, ceketimi alır giderim derdi de kimseyi inandıramazdı. Sonunda gidiyordu, ama ceketini bırakarak. Olsun! Ceketini bırakıyorsa da bu kez gerçekten gidiyordu. Tahmin etmediği kadar rahattı. Yüzünde gülümseme...
...abah erkenden büyük bir gülümsemeyle uyandım ve önce baraja, sonra da berbere gitmek üzere yola çıktım. Sakal bırakmak Müslümanlıkta da sünnet olmasına rağmen, neden sakallı kişiler papaza benzetilip bir nevi hor görülür, hiç an...
...ına doğru yürüdü. Demlenmiş çaydan iki fincan alıp tekrar bebeğin olduğu odaya doğru gitti. Zeynep, emzirmeyi bırakmıştı bebeği. Tekrar beşiğin içine bıraktı yavaşça. Emre’nin getirdiği fincanı alıp, tekrar oturma odasına geçtil...
..., nasıl bu kadar güzel uyuyordun? İlk duyduğum şey mutfakta açık bırakılmış musluktu. Aslında tam olarak açık bırakıldığı söylenemezdi. Yarıdan fazla kapalıydı, ipten biraz daha kalın su sızıyordu. Lavaboyu doldurmuş, tezgâhı kapla...
...arken babam geç gelen zaferi kutlarcasına elindeki anahtarı ve iş çantasını kapının yanında duran portmantoya bıraktı. Kapıyı kapatıp yavaş adımlarla arkası ona dönük olan anneme doğru yürüdü. “Çok yorgunum.” dedi her zaman ki...
...bedenleri arasındaki uzaklık. Karanlığa karışırlarken her nedense bir yol ayrımına doğru yürüdükleri hissini bıraktılar geride. Sırnaşan, tacizde bulunan Boğaz’ın sularına aldırmadan yürüdüler. Boş buldukları ilk banka oturdul...
..." diye sormuştun bende sana hayır anlamında başımı sallamıştım ya. İşte sende bana; "Güliz, gül gibi güzel iz bırakan demek." demiştin gülümseyerek. Bende seni öpüp, "Öylemi sahiden?" diye sormuştum çocuksu bir saflıkla. "Öyle"...