...irdi. İkisinin gözlerinden uyku akıyordu Üzerlerinde mesai elbiseleri. Lacivert pantolonlarının altında siyah botları. Lacivert montlardaki turuncu şeritler tekdüzeliği bozuyordu. Giysilerin renkleri solmuştu. Botları da boyaya...
“botları” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
botları, botlarımı, botlarımın, botlarımız eşleşmeleri dahil edildi.
...iye bakmadığım falları Kötüye yormadığım kâbuslarımı İçi su dolu şampuan şişemi Bağcıkları eskiyen kahverengi botlarımı Gittikçe sola yatan el yazımı Körelen tırnak makasımı Tekirin kuyruğundan çıkardığım makarayı Kırılan kalemim...
...l olmasından bir ben mi nefret ediyorum? Burnumu kaşkoluma sokup ilerliyorum. Karın sert yerlerine bastığımda botlarımın çıkarttığı gıcırtıyı hoşuma gidiyor. Fırın, henüz uzak ve sıcak bir hayal gibi. Çörek de alacağım diyorum, ce...
...iyahla bütünleşmişti sanki. Üstündeki ceket yıpranmış siyah. Eldiven, delinmiş siyah. Pantolon, yamalı siyah. Botları, boyasız siyah. Serpiştirilmiş beyazları saymazsak saçı sakalı da siyahtı. Gözleri?.. Gözleri için siyah deme...
...i mayhoşluk, nefes almamı zorlaştırıyor, nefes almaya çalıştığım her an kaburgalarım ruhuma saplanıyor. Siyah botlarımın zinciri sanki canımın her yerine çarpıyor, beni daha da yaralıyor. Kızgın bir demir gibi, hayallerimin zemine...
...p sana ulaştıracağım,” “Başka?” “Bunda gerçekten ciddi miydin?” “Söyle, ciddiydim.” “Sana denizci kıyafeti ve botları getireceğim, bir de kaptan şapkası!” İkisi de pek abartılı ve içten kahkahalarla bir süre boyunca güldüler, e...
...ımasını gördüğünde bu sefer kaşlarını çatıp çıkartıyordu silahını. Tüm vücudunu içine alacak kadar büyük olan botları ve çoğu zaman top yapıp oynadığı eldivenlerine bakıyordu. Çok beklemeden ilk adımını atarak çekmişti tetiği v...
...r yaşanıyor, beklediklerimiz yüzünden şuan hiçbir şey yaşamıyoruz ama zaman bizi beklemez, zamanda koşuyoruz. Botlarımız ayağımızı sıkıyor şöyle bir bakıp hiçliğimize koşuyoruz. Yahut şapkamız halen başımızın üstünde mi, şöyle bir...
...i çekilin!” diye sert bir komut verdi. Odaya bir başkası girdi uzun paltolu, tuhaf pantolonları, dizine kadar botları ve deri eldivenleri olan birisi; saçı hem var hem yok gibiydi. Yüzü sürekli değişmekteydi sanki kan-beyin bar...