...sunmak (iletişim kurmak) yerine bardağı taşıracak damlaları bekliyoruz. Efendiliğimizden kaybediyor, dilimizi bozunca ya da elimizi kaldırınca kayboluyoruz. Bir arada yaşıyor ve ancak toplum olamıyoruz. Aileniz, okul arkadaşlar...
“bozun” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
bozun, bozunca, bozundan, bozuntusu, bozuntusunu, bozuntuya eşleşmeleri dahil edildi.
...ksa sekiz Hecelerken bile başı dönüyor, dili peltek Boğazında asılı kalıyor hangiler Beyni yırtılıyor akından bozundan inanmak deyince Sonunu bilerek yaşamış her ayrılığı şu ana kadar ya O yüzden illa akı ak, alı al olmalı Düşün...
...ba yeniden göz attı. Sırtı dönük kadın uzaktan ne kadar da Ayça’ya benziyordu. Yok canım. Her gördüğün ressam bozuntusunu o zannetmeye başladın artık, diye geçirerek kendisiyle alay etti. Duvardaki çinilerin, kabartma işlemelerin r...
...zlüsünün elini tutmaya çalışmasa, kıyıda köşede öpmek için sıkıştırmasa idare edecekti aslında, Elif… “Artist bozuntusu yaa! Sulu sulu konuşmaları falan… Ne oğlum bu havalar. Okuldayken senin gibilere selam bile vermezdik biz…” O...
...fasının altında birleştirmiş tavandaki girintileri sayıyordu. Sayma işi bitince… -Şşt beni dinleyin. Şu yazar bozuntusu tuvalete kaçtı. Sıkışmış olmalı, bana kulak verin. Ben kim miyim? Okuduğunuz hikâyenin ana karakteriyim. Dedi...
...nazesine Nilgün ile gitmiştik. O gün derginin tüm yazarları yetim gibi boşluğa bakıyordu. Nilgün denen artist bozuntusu o gün, Hasan Abiyi toprağa verdikten hemen sonra, benden ayrılmak istediğini söylemişti. Ona çok kızmıştım. B...
Müdüre Hanımdan her zamanki gibi fırça yiyordum. Katlanması zordu ama susabiliyordum. Yaptığımız işin atomu bölmek, yeni bir enerji kaynağı keşfetmek ya da bir sanat akımını başlatmak kadar önemli bir iş olduğuna inanıyo
...Odanın içinde ayaklarını hızla yere vurarak dolaşmaya başladı. Arada bir duvara çarpıp komik duruma düşse de bozuntuya vermeden hemen dönüyor uzun adımlarla karanlığı dolaşıyordu. Git gide öfkeleniyordu. Yüksek sesle söyleniyord...
...üçük bir kız çocuğu gibi bir kenarda ağlar hem de hıçkıra hıçkıra. Konuşamaz bile dilini yutar. Çünkü o yazar bozuntusu yazdıklarını kendi evlatlarıymış gibi sever. Küçük bir bebek büyütürmüşçesine besler onları ve her zaman yanı...