Zaman kavramı, içi boşaltılmış bir tekrardan ibaret. Ömrüm, uçsuz bucaksız bir boşluk içinde savrulan meteor taşı. Ruhum kan revan içinde. Kalbim, kaburgalarıma baskı yapıyor. Kapana kısılmış gibiyim. Özgür olmadığımı ve güçsüz...
“bucaksız” sözcüğü
27 yazıda 28 geçiş bulundu.
bucaksız, bucaksızca, bucaksızlığa eşleşmeleri dahil edildi.
...i; gözlerimi kapatıp kendimi bırakmak istiyorum yemyeşil bir ovaya, kayalıklardan turkuaz bir okyanusa, uçsuz bucaksız bir çöle, balıklarla dolu zümrüt yeşili bir ırmağa ya da dinmeyen yağmur damlalarının doldurduğu bir göle… Bi...
...ldu bir hece çıktı sanki sesinden tek bir ses başını çevirip dağlara yol aldı ovalar geçti gözlerinden, uçsuz bucaksız göçmen kuşlara tutunmak ister gibi bir hâli vardı lütfen, dedim terk etme beni bir daha kırmayacağım seni n’o...
...emlere başvururlar. Yeşil ve kahverengi doğayla mücadele değildir bu. Üç bin beş yüz metre yükseklikte, uçsuz bucaksız bir kar çölü ile mücadeledir. Geceleri dondurucu soğukla, fırtınayla olan mücadeledir. Sıfırın altında kırk d...
...ca söylenmişti. Dün gibi aklımda… Eski ahırın yanından ilerleyip küçük tepeyi aştığımızda önümde uzanan uçsuz bucaksız yeşilliği seyretmiştim bir süre. Hasan yorulmuştu ama durmak istemiyordu. Manzaraya alışık olduğundan benim h...
...m mutlaka yeşil bir yerler denk gelecekti. Öyle de yaptım ve gerçekten kırk-kırk beş dakika kadar sonra uçsuz bucaksız tarlalar arasında, asfaltı epey kaybolmuş bir yolda ilerliyordum. Ben ve kendim… Unutmuşum ne zamandır, onlar...
...ulu hapishaneye neden geldiğimi hatırlıyorum şimdi. Neden hatırladığıma hayıflanıyorum. Etten, kırmızı, uçsuz bucaksız bir mezarlık oldu yüreğim. Kaç sevdiğim yatıyor orada; unutmak istiyorum… Ölüm… Kara bir el gibi sıkıyor boğa...
...insanlar tanıdım Onlar mürekkebin Koyulduğu yerde yaşarlardı Dünyalar sığdırmışlardı Yorgun mısralarına Uçsuz bucaksız denizler gördüm Bir gökkuşağı bulamadım Kayıp limanlar, kayıp adalar her şey kayıp Sonra çizgiler taşıdı zama...
...u, hiçliği algılamaya çalıştığımızda zihnimizde onu resmetmeye başlayarak ilk yanlışımızı yaparız. Önce uçsuz bucaksız, tüm varlıklardan arındırılmış bir ortamı, boşluğu tasvir ederiz. Daha sonra ise ışığın eksikliğinden doğan k...
...su birikintisine eğilmişti kimisi. Uzaklarda bir ceylan daha vardı. Dağların hemen önünde. O kahverengi uçsuz bucaksızlığa yakın duran minicik ceylan kendisi olabilir miydi? Bir belirsizliğe doğru gidiyordu. En bildiği yerden ayrılm...