Burnumun akmasına engel olamıyorum. İlkin soğuk algınlığı olduğunu düşündüm. Kontrol ettim çoraplarımı. Belki şöyle bir tas sıcak çorba, bol baharatlı... Dolapta limon yok, biraz da meyve almak lazım. Ayakkabılarımı giyerken s...
“burnum” sözcüğü
8 yazıda 14 geçiş bulundu.
burnum, burnuma, burnumda, burnumdaki, burnumdan, burnumla, burnumu, burnumun... eşleşmeleri dahil edildi.
Burnumun ucuyla eriştiğim tepelerin ardından ovalara serpilmiş tütmeye hazır ocaklara bakarak geçiyorum bir uçurumun kenarından, o kafayı yaktığımın ay ışığında karanlık sonsuzluğa eşlik eden ruhumun yok oluş ihtiraslarını durdu...
...aya başladım. “Ne sırıtıyon len?” dedi bir ses. Bu sefer sesi tanıdım. Gözlerimi bile açmaya fırsat bulamadan burnuma gelen bir kokuyla bayıldım. Gözlerimi açtığımda ilk hissettiğim şey saçlarım ve sakallarımın varlığı oldu. Ha...
...ızladı O nasıl sızlamak ola ki kemiğime girdiler de iliklerim gitti, Kemiklerime girdiler de iliğime verdiler burnumdaki acıyı. Her boş yatak sonrası önce gözlerim sızlardı Sonra burnuma hafif bir güz çökerdi İkisi beraber olunca...
...karları toplayan çocuklar birbirlerine fırlatıyorlar. Okulların tatil olmasından bir ben mi nefret ediyorum? Burnumu kaşkoluma sokup ilerliyorum. Karın sert yerlerine bastığımda botlarımın çıkarttığı gıcırtıyı hoşuma gidiyor....
...i? Akşama kadar uçurtmuştum babaannemin aldığı uçurtmayı. Rüzgârı hissetmiştim, yaşamıştım. Çiçek kokularının burnumda yarattığı hissi hala hatırlar gibiyim. Akşama doğru bastıran yağmurla eve dönmek zorunda kalmıştım. O zamanla...
...kardeşimle sürdürdüğümüz hayatımızı düşünüyorum. Her yağmurlu günde tavandan süzülen suları, dolan kovaları… Burnuma dolan toprak kokusunu içime iyice çekip içeri giriyorum. Ah şu kokular… Annemin bahçedeki fırında pişirdiği e...
..., bu sabah yeryüzüne nazlı bir gelin gibi salına salına teşrif etti. Koşar adım gidip arabaya bininceye kadar burnumun ucu dondu. Ne kadar üşüyebilirdim ki sıcak evden, sıcak arabaya, oradan da sıcak markete giderken... Demlediğ...
...dünyadaki en ağır yüktü. Bir kez daha düştüğünü gördüm omuzlarımın, kısık gözlerimle. Utanmanın kokusu geldi burnuma. Olur mu öyle şey, deme; her şeyin bir kokusu var, duyguların bile, en çok onların. Derin bir nefes aldım, en...
...im. “Merak etme, öyle bir şey olmaz,” dedi. Biraz sinirlendi galiba, buyur etmedi. Kapıya ulaşan şarap kokusu burnumu gıdıklasa da omzumu silkip yürüdüm. Camiyi kurtarmıştım neyse. İkinci gün gür sakallı bir adam vardı gençleri...