...adının o “beyaz” çiçeği Olympia’ya sunması, bizde sanki kendi kadınlığını da o çiçekle birlikte teslim ettiği çağrışımını uyandırır. Olympia’yı, Urbino Venüs’ü ile kıyasladığımızda teninin çok daha beyaz olduğunu fark ediyoruz. Göz...
“çağrısı” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
çağrısı, çağrısına, çağrısından, çağrısıydı, çağrısıyla, çağrışım, çağrışımlı, çağrışımı... eşleşmeleri dahil edildi.
...dı. Duvar saati, yaşamaya kaldığınız yerden devam etme vakti, diye haykırıyordu: Ding dong! Ding dong! Saatin çağrısına kulak verdi Kâmil Bey: “Gülsüm Hanım hadi birer kahve yap da karşılıklı içelim.” Gülsüm şefkatle bakan gözler...
...unutmadı. Şirket çalışanları odaya sokulan sır dolu kolide ne bulunduğunu birbirlerine sorarlarken, toplantı çağrısıyla meraklarına bir de korku eklendi. Yöneticilerin tamamının katıldığı son toplantının ardından işten çıkartılan...
...ı Türk. Boylu poslu, Türk’ten çok Rumlara benzeyen kıpır kıpır Dincel. Adı mı? Elbette hem kız hem erkek ismi çağrışımlı. O acentedeki iki yıl boyunca can ciğer kuzu sarması ol, sonra Dincel evlensin ve gitsin “Kıprıs”a yerleşsin....
...cay hemen atıldı, “Demek ilk cinayeti Hakkı’ya yıkıyorsun. Onun ölümüne de kaza diyorsun,” dedi. Başkomiserin çağrısıyla harekete geçen ekiptekiler gelip şantiyedekilerin şaşkın bakışları arasında Yılmaz ve Cemal’i götürdüler. Sad...
...ğmurlarından pelte gibi olan narin yumuşaklığın arasından baş veren iki minik fidan. Umutların, mutlulukların çağrışımı tüm insanlığa… Böyle zamanlarda pek mümkün değil derler umutlu olmak. Katılmıyorum. Mutluluğu normal şartlar...
...zor, sabah uyanmak zül gelecek. Canın çok yanacak ve canın çok yanarken telefonun ekranında annenin cevapsız çağrısı senin içini ferahlatmayacak. Bileceksin ki arayışlarının tek sebebi senin iki göğsünün arasında tepinen işçil...
“Bir gazoz lütfen” deyip siparişini verdikten sonra karşısında kendisini meraklı gözlerle süzen kardeşine bakmadı. Elleriyle küçük bir peçeteyi buruşturmuştu ve onunla sanki zevkli bir oyuncakmış gibi oynayıp duruyordu.
...nlar ve heybetli dağların eteklerinde, rızkı bol, sık ormanlar var mıydı hala? Yoksa harabe uygarlığın sessiz çağrısı mıydı? Ardında hodbin bir titreşim işitti. Tolan bilmiş edada kendisine yürümekteydi. Çehresine menfaatçileri...
...olurdu böyle şeyler. Ne menem bir şeydi bu, ilk dublesinde karşına kanlı bıçaklı düşmanın çıksa sarılıp öpme çağrışımı uyandırıyordu insan zihninde. Beşinci dubleden sonra hafıza bulanıklaşmaya başlar, devrik cümleler işgal eder...