Kibarlıktan kırılıyordu İspanyol paçalarıyla İspanyol salgınında Yumurta topuklularıyla Ne de güzel çalıyordu Hayattan La sol fa sol la si İnsanların ruhuna Üflüyordu Son sigaralarında umudu Sarıp yakıyordu Naiflikten kırılıyordu...
“çalıyordu” sözcüğü
10 yazıda 11 geçiş bulundu.
çalıyordu, çalıyordum eşleşmeleri dahil edildi.
...o düğmesine uzanmıştı. Açılan ilk kanalı da değiştirme gereği duymadan ilerlemeye devam etti. Güzel bir parça çalıyordu şimdi. Bob Dylan’dan. Havaya ne kadar da uygun diye düşündü adam. Çalan parçanın adını tam hatırlayamamıştı....
...eye yarar diye. Dört bardak arka arkaya yuvarlamak yumuşacık yapmıştı onu. Dişlerini fırçalarken cep telefonu çalıyordu, hemen koştu. O da ne! Yanlış mı görüyordu acaba. Yayınevinden arıyorlardı. Fransızcadan çevirip geçen ay tes...
...kaybolabilirim. Hızlı olursam yaşarım. Bundan tam iki ya da daha fazla ya da az saat önce, para kazanıyordum. Çalıyordum, kandırıyordum. Daha çok çalıyor, daha çok kandırıyor, hile yapıyor ve kazanıyordum. Benim büyük vurgunumdu....
...n özellikle klasik müzikle ilgilenenlerin zihinlerinde İlkan’ın ismi yavaş yavaş yerleşiyordu. O kadar harika çalıyordu ki bazen ayakta alkışlanıyordu. Anlayışsız bir babanın inşa ettiği hapishanenin duvarlarını yıkmayı başarmış...
...boyama yapalım dese sonra, hiç olmayan yirmi dört renk pastellerimle. Acı çeken midesi iyice savaş çanlarını çalıyordu artık. İçgüdüleri istemsiz bir biçimde harekete geçiyor, adımları hızlanıyordu. Yumuşak hayalleri olan, demir...
...ı çektirerek akıp gitti. Gün ağarıyordu. Odanın ağır karanlığı kırılmaya başladığında dalmışım. Saatin alarmı çalıyordu. Kalkıp sesini kesme gücünü bulamadım. Uzun uzun çalan alarm susmuştu. Şirket sırrını kimseyle paylaşamayacağ...
...efret ediyordum. USB teknolojisine geçtikten sonra elimdeki tüm Bach külliyatını yüklemiştim alete. Yine Bach çalıyordu: BWV 1028 Andante. Harika bir eserdi. Son derece melankolik ve huzursuz… Her defasında başa aldım. Salona gid...
...kaçıp durdum insan denilen organizmadan. Çok az uyuyor, bulabildiğim ölçüde esrar tüketiyor param bittiğinde çalıyordum. Hırsızlık değildi bu, benden alınan şeyleri geri alıyordum, yani adaleti sağlıyordum. Dünya dengede duruyors...
...or ve meyve veriyordu. Yazdıkça içimdeki o yüz sürekli gülüyordu. Ağaçlar daha yeşile, gökyüzü daha da maviye çalıyordu. Yazmak güzelleştiriyordu içinde karamsarlık barındıran dünyayı. Hatırlayalım Nazım ne diyordu; "Ben hem kend...