...ı salonda bırakırken kapıyı kilitledi. Gülsüm’ün şaşkınlığı fazla sürmedi. Peçeteye sarılmış plastik kaşık ve çatalı yemeklerin yanına bıraktı. Soğuk sevmediğinden çorbayı hızla kaşıkladı. Poşetteki şeffaf plastik kabı çıkard...
“çatal” sözcüğü
17 yazıda 21 geçiş bulundu.
çatal, çatala, çatalla, çatallandığı, çatallandığında, çatallanmış, çatallanıyor, çatallardı... eşleşmeleri dahil edildi.
...şkalarının gördükleriydi. Onun gördüğü ise yıkanmayı ve durulanmayı bekleyen bardaklar, tabaklar, kaşıklar ve çatallardı. Onun istediği, gün sonunda kazanılması gereken günlüktü. Öyle ya… Günlüğü vardı. Eski bir mahallede, babadan...
...an boya geçti. Yol aynı… tempo aynı… Eve yaklaşmıştı. Fırına girdi. Elinde kâğıda sarılı ekmekle çıktı. Yolun çatallandığı yere geldiğinde sağa döndü. Yeşil konteynırlar oradaydı. Fakat o yoktu. Hurda arabası da Çirkin de ortalarda...
...Kafasının arkasındaki tek tük saç telleriyle, güneşten çok daha fazla nasiplenen bir adam, eline tutuşturduğu çatalla, gözlemeye ve diğer öteberiye seri ve kuvvetli darbeler indirmeye başladı. Sıcak gözlemedeki kavrulmuş soğa...
...undan konuşmaya devam ediyorlar. Gözüm önümdeki balığa ve masadakilerin aksine alelade yanına atılmış onlarca çatala, bıçağa ve kaşığa takılıyor. Onların önünde tek bir çeşit varken, benim önümde neden onlarcası var? Önümdeki...
...di. Yalınayak koşarken parçalanan ayaklarının acısı oğlanın yüzünü buruşturmasına sebep oldu. "Ye" dedi Hıdır çatalı uzatıp iki gözünü aynı anda kırpar gibi kapatıp açtı hafifçe gülümsedi "her şey yolunda" demekti bu Hıdır içi...
...iği bahçeden içeriyi görebildiği kadarıyla birkaç masa daha müşterilerle dolmuştu. Serin yaz akşamına karışan çatal bıçak sesleri Roma sokaklarında yankılanmaya başlayınca mı yoksa kahkahalar eşliğinde bağıra çağıra aryalar s...
...e avuç içine doğru kapanmaya meylediyordu. O eğilme kalıcı oluyormuş zamanla. Bir şeyi tutamamak ne kötü. Bir çatalı, tabağı, bardağı. Her şeyden vazgeçtim, zayıflıktan bir deri, bir kemik kalsa da elinizin içini yüzünüzde şöy...
...birkaç kömbenin kabına da kalan yufkaları dizdi. Tepsinin boş köşesine kirli tabakları üst üste koyup yanına çatal-kaşıkları sığdırdığı gibi eve yönlendiği sırada; pantolonunun ağını kaşıyan adam, kadının adım atarken oynaya...
...ın neyden var olduğunu seyretmesi gibi bir şey bu. Alnındaki uzun çizgiler, boynundan aşağıya, ensesine doğru çatallaşan derisi ve en çok, güldüğü anlarda belli olan dökük dişleri. Her şeye rağmen mutlu, evet. İlginçtir, bazen ben...