Geç kalmış bir yazı olacak bu. Gönlüm aylardır ‘Kelebekler’ üzerine bir şeyler karalamak istiyordu; Biliyorum ki siz ‘Kelebekler’le tanışalı epey zaman oldu. -Olmamış da olabilir canım, hemen öyle bakmayın.- Hatta film,
“ceylanı” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
ceylanı, ceylanın eşleşmeleri dahil edildi.
Sevmek bir ceylanı gerdanından Ve öpmek omuzlarına kadar. Bir orman ki sadece adı tekil İçinde binlerce öpücük biriktirir. Gözlerine yaklaşmak deniz kıyısında Ve taş sektirmek zamanın oyununda. Tüm zamirleri ve sıfatları yok et...
...ğ dökülmüş de Kavrulmuş gibi acıyordu. Ah diyordum ah; Yine vurdular bir kuşu gökyüzünde süzülürken Ya da bir ceylanı dere kenarında su içerken Yahut bir bebeği kürtaj ettiler hiç suçu yokken. Susuyordum... Sustukça susuyordum...
Sıradan insanların güzelliklerini, onları insan yapan ince detaylarlarda arayıp her birini birer kahraman haline dönüştürmesiyle ünlü bir yönetmen Nuri Bilge Ceylan. Böylesi bir yönetmenin, Haluk Bilginer, Demet Akbağ, M