...larsa neden varlar? Sır tutmayı bilmiyorlarsa neden varlar? İşte her şey apaçık gözler önünde… Yerinden çekip çıkardığım kalbimin şu boşluğu, gözyaşlarımın aktıkları yerde oluşturdukları çukurluklar… Peki, bütün sırlar bu kadar gö...
“çıkardığım” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
çıkardığım, çıkardığımda, çıkardığımı, çıkardığımız eşleşmeleri dahil edildi.
...ıyorum. Ses çıkartmak iyi geliyor. İçimdeki sıkışmış seslere böyle bir imkân tanıdım. Babam beni görmüyormuş, çıkardığım sesleri duymuyormuş gibi televizyona bakıyor. Altmış metrekare evde hızlı hızlı yürüyorum. Öyle ki bedenimin...
...ıkları eskiyen kahverengi botlarımı Gittikçe sola yatan el yazımı Körelen tırnak makasımı Tekirin kuyruğundan çıkardığım makarayı Kırılan kalemimi Filiz vermiş çiçeğimi Kapı önü yalnızlığımı Topuğu delinen çorabımı Ağaca takılı ma...
...ardan değildi, farklıydı; bundan günlerdir sırtında bir yük gibi taşıdığı o gerçeği, bir ağırlığı kaldırırken çıkardığımız ünlemeye benzer bir sesle, son bir gayret sırtından kaldırıp kucağıma atmasıyla iyice emin olmuştum. Duydukla...
...z şiddet. Özgürlüğü kafese, başımıza da ayaktan taç koyduk. Şarkılarımızdan ‘mesele’yi, şiirlerimizden isyanı çıkardığımız o gün Yandık, Bittik, Kül olduk. Sokağın ortasında çıplak ayaklarım. Kendine soğuk, kendine hasret baharlarım...
...adece bizim ev değil, pencereden görebildiğim her yer karanlığa kesti. Sokak lambaları dâhil! Neremden, nasıl çıkardığımı bilemediğim o korkunç çığlıktan sonra her şey bir anda susmuş gibi ortaya yoğun bir sessizlik çıkmış ve ben z...
...ı sonuna dek açtım önce. Manavdaki müşterilerin müzikle şöyle bir silkelenen omuzlarına, üzerimdeki pardösüyü çıkardığımda fal taşı gibi açılan gözleri de eklendi. Güdük Hamdi'nin tam tartıya koyacakken elinden düşürdüğü poşetteki r...
...en; kendimi sevdirebilmeyi hep becermiştim. Dergi kapanırken, içeride kalan paramı, yazdıklarımın ve kolektif çıkardığımız kitapların teliflerini alamamama rağmen bir insanla bile sürtüşmemiştim. O zamanlar, paraya değil, dostluğa y...
...kentleşme dokulu sokaklar. Ses etmiyorum fazla, başladığım yere geri dönüyorum. Eve giriyorum. Ayakkabılarımı çıkardığımda esaretin bittiğini düşünen parmaklarım. Biraz ağrı ama daha çok tasalılar. Yorgun bir insan fikrine inanmakta...