Biz çocukken şen kahkahalarımız ümit dolu hayallerimiz vardı, Akşama kadar koşturur dururduk köyümüzün toprak yollarında, Yorulur dinlenirdik bir incir ağacının altında, Biz çocukken saftık, temizdi yürekler, Oyunlar kurmaktı ya...
“çocukken” sözcüğü
33 yazıda 45 geçiş bulundu.
...anların ve sistemin bir parçası olmamanın hazin sonu. Natsuki, hâlihazırda kendi dünyasında yaşayan küçük bir çocukken, başına gelen trajik olaylar onu bu dünyaya daha da çeker. Dışarısının güçlükleriyle başa çıkmakta zorlanan ç...
...yıl önce ölen babamın... Ekmeğe önce tereyağı, üstüne vişne reçeli sürüyorum. O da hep böyle hazırlardı bana çocukken. “Şu radyoyu kapat, kafam şişti Kemal!” Yerimden kalkıp kapalı radyoyu açıyorum. Kemal kimse artık! ‘Yan yana...
...enkli fotoğrafı olmayan insanların renkli taşlarla yazılı isimleri vardı. İsimlerin çoğu ya arkadaşıydı ya da çocukken bahçelerinden meyve çaldığı yaşlı büyükleriydi. Kendisi için yaptırdığı mezarlığa göz ucuyla baktı. Yapraklar...
...? Ufak detaylara takılın istiyorum. Mesela benim için yer fıstığının bile bu konuda büyük bir yeri var. Çünkü çocukken, asla yemeyeceğim ve hep midemi bulandıran bir çerez olmaktan öteye geçememişken şimdi bayılarak yediklerim a...
...içinde gezdirdi. Kırmızı koltuğun üstünde kuruması için bıraktığı eşyaları kalabalık bir aileyi andırıyordu. Çocukken kendisini böylesine cansız bir kalabalığın içinde yalnız başına hayal etmemişti. Kendisini bir sanatçı veya h...
.... Yan yan güldü. “Toka taktım. Çiçek taktım… Gelincik taktım gelincik… Şimdi bütün tarlalar gelincik doludur… Çocukken gelin yapardık onlarla. Henüz tomurcuk olan çiçeği üç dört parmak gerisinden kırardık. Yeşil kaftanın içinde...
Anneannem küçük bir çocukken “annem derdime yanak olmadı” dedi. Oysa; kadın, kadının aynasıydı. Daha o zaman aynası kırılmış, annesi toprak olmuştu. Sonra bacaklarından avuç avuç et kopmuş, kan sızmıştı söğüt ağaçlarından. “Meşh...
...ereden yansıyan kör edici aydınlık ışıklar… Kadın varlığını burada hissetti. Bir de aklında kenger dikenleri. Çocukken annesi ve ablasıyla yabana çıkıp kenger dikenleri toplarlardı. Hiç sevmezdi bu işi. Ellerine batardı, bacakla...
...rına rüzgârın girebileceği kadar bile gedik olmayan, ikişerli üçerli katlardan oluşan apartmanlara bakıyordu. Çocukken dikkatini çekmeyen bu ayrıntı şimdi ona bir hayli garip geliyordu. "Demek ki sadece mahallenin insanları deği...