Dalgın duran insanlar ve boş bakışları üzerine, tehlikeli durduklarını iddia ederek, bir inceleme başlatsak iyi olur. Kırmızı hattına dahil olan bu insanların dışarıdan bakıldığında herhangi bir fikre ortak olup olmadıkları ne...
“dalgın” sözcüğü
9 yazıda 14 geçiş bulundu.
dalgın, dalgındı, dalgınlaşıyordu, dalgınlık, dalgınlıkla, dalgınlıktan, dalgınlığa, dalgınlığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...tüylerini de alamamıştı, tezgâhtarlık… Gelip geçmişti. Çok çalışılmak istenen biri de değildi biraz. Biraz da dalgındı. Annesi de iyice yatalak olunca o defterler de kapanmıştı. Akrabalar? Akbabalar aslında. Hep aynı işte. Öküz...
...tığım resmimi gördün mü?” diyor küçük oğlum. Yüzünde merak ve heyecan. Panosunda asılı resmi hatırlıyorum ama dalgınlık işte, gidip bakmamıştım. Üzülmesin diye “Görmedim” diyorum. Abisi kulağına bir şey fısıldıyor. Eşim bana gülü...
...insan Tanımıyorlar birbirlerini Birisi ezdi izmariti ayağıyla, yürüdü gidiyor Diğeri bekliyor öylece durakta dalgın, kederli Yazan: Özcan Kalbinur Sayı: 54
...tmişti. Babası da. Yusuf ardı sıra baktı. Her vakit müşterileriyle caminin yolunu tutan çaycı Hakkı yalnızdı. Dalgındı. Başı önde yürüyordu. Birkaç gündür babasının yalnız camiye gittiğinin farkında değildi Yusuf. Çay ocağı saki...
...arıyla dans ediyorum. Çıkmaz sokaklara evimden daha sık uğruyorum. Daha önce hiç olmadığım kadar umursamaz ve dalgınım. En fazla bir hafta süreceğini düşündüğüm bu durumu daha önce de yaşadığımı hatırlıyorum. Zaman geçtikçe basi...
...öndüğümde tebessümle kapıyı açan karımı bile garipsiyorum, bazen. Evet bazen, yabancı bir daireye gelmişim ve dalgınlıktan yanlış zili çalmışım gibi irkiliyorum karşısında. Öyle hissediyorum ki, sanki bana çok benzeyen birinin hayat...
...ha mızrakta ha sokakta ha da bok çukurunda. İşlevini yerine getirmiyorsa ha gökte olsun ha yerin dibinde. Çok dalgın durgun devam ediyordu ama her şeye rağmen sanki sürüklenmiyordu, sürüklüyordu her şeyi, iflas eden fiziksel v...
...di, pişmanlıktı ya da özlem. Konuşulabilen günlere duyulan özlem... Kafasını hızlıca sağa sola sallayıp çıktı dalgınlığının içinden. “Madem bunu soracak yaşa geldin, sana bir şeyler anlatmanın vakti gelmiştir demek.” Hiçbir şey söyle...
Büyür mavi ceket şu dalgın, tuzlu sularda Üşüten bir yangın şu dik orman Yürümüyor aslında beyaz saçlı duvarlar Yön duygusu şaşmış, sevinçsiz bir balığa Benzeyen çıplak ayaklı dalgalar Hareketleri ölüdür balıkları iğneye sevk...