...şte tam da bu noktada bir şeyler değişiyor ve yerini kişilerin mücadele etme isteği devreye giriyor. Mücadele dediğimiz şey bir insanın hastalıkla, aileyle ya da çevresiyle mücadelesi değil; en anlamlı mücadele insanın kendisiyle...
“dediğimi” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
dediğimi, dediğimin, dediğimiz, dediğimizde, dediğimizi, dediğimizin eşleşmeleri dahil edildi.
...nneanneler, babaanneler, dedeler ya da kreşteki öğretmen ablalar doldursun istedik. Sonra çocuğumuzdan da her dediğimizi dinlemesini bekledik. Size soruyorum; siz olsanız, sizi dinler miydiniz? Evet, biliyorum, siz her şeyi çocuğu...
...timal vermiyordunuz. Geçmiş bilgisi, kayıtlı olsun ya da olmasın, her zaman inanca göre değer kazanır. Geçmiş dediğimiz şey; yaşananlar değil, yaşanıldığına inandığımız şeydir. Tabii ki günün birinde bize gelip de "Mandela Etkisi...
...nmeyen, yılan gibi kıvrım kıvrım. Dedem tecrübeliydi. Evet, bu yolculuk için hepimizin mutlaka olması gerekir dediğimiz şey de buydu. Tecrübe. Dedemin bu kaçıncı göç yolculuğuydu? Hiç konuşmazdı, belki de kendi de saymamış, unutm...
...bakıldığında herhangi bir fikre ortak olup olmadıkları nereden bilinebilir ki? Bundan ötesi, "kırmızı hattı" dediğimiz şey nedir? Anlam olarak, farklı etik ve kültürlere ev sahipliği yapan iki farklı bölgenin, birbiri arasına çe...
...r, ısrarla bu doğada terslik olduğunu söylemek lazım. Ancak; en çok zorlayan paradoks şimdi geliyor, “vicdan” dediğimiz şey de insan doğasının bir parçası… Özet olarak; doğamız gereği olayları belirsizleştirerek vicdanımıza uydur...
...le kokar, ağız ne yöne dönerse onlar da o yöne döner dururlar. Sağdan sola, soldan sağa, bir fırıldaktır ağız dediğimiz organ. Kimin ve nerenin ağzıyla konuşur bu milyonlar. Hangi ağızdır bu kendini bile duyamayan. Çözülmeyen düğ...
...Muhtarlığın şanı gider. Bizim Raziye’ye koşturdum, “Hemen lahmacun yapıyorsun en güzel içlisinden, dedim. Bir dediğimi iki etmez. Eli de hızlıdır. “Ayranları da kızım hazırlar,” dedi. Öğlen yemeğine tamamdı her şey. Raziye’nin k...
...eşmeye çalışan, avaz avaz bağıran, bolca da ağlayan iki çocuktan başka bir şey kalmadı elimizde. İşte; “şans” dediğimiz şey, böylesine parlayıp sönen bir şeydir. Acemiler ile cahilleri birbirine düşürür; onları birlikte yere yığd...
...meydana. Evde, Anne: - Kalabalığa karışma yavrum. Duydun mu çocuğum? Ah, dur kapama! (İnşallah duymuştur son dediğimi, ah be evladım!) Vaktiyle kimsenin ciddiye almadığı bu sülüntaları Takunya halkının gözünden düşürmek için "b...