...ti? Gece meltemi burnuna tuz kokusunu dolduruyor, gözleri yanıyor ve tuzlu yaşlar yanaklarına doğru akıyordu. Denizdeki bu çocuğun gözlerini tuz mu yakıyordu, yoksa başka bir şey mi yakıyordu, bilmiyordu. Karadaki kızın da nasıls...
“denizde” sözcüğü
11 yazıda 15 geçiş bulundu.
denizde, denizdeki, denizden eşleşmeleri dahil edildi.
...balıklar irkildiler. Deniz de hoşlanmadı söylenenlerden. “Her şeye laf etsinler ama balıklarıma laf ettirmem. Denizden babam çıksa yerim derler bir de. Sonra da böyle alay konusu yaparlar. Zaten trolcüler canına okuyor balıkları...
...enizinin orta yerinde salınan dizelerde aradı o meçhul yüzü. Kaç durağı geride bıraktığının da, o kıpır kıpır denizde kaç kulaç attığının da farkında değildi. Ufuktaki erişemediği düşe uzandığında telaşlandı. Denizlere yumuşacı...
...uk içerisinde hayali olarak ambulansları ve doktor olduğunu düşündüğüm, beyazlı insanları görünce rahatladım. Denizden geldiklerini düşünürdüm hep, kutsal bir güçle, herkesi iyi edebileceklerini. Alana giremiyorlardı, resmi kıya...
...ıyla, Galata surlarına ek olarak yaptırılmıştır. Galata surlarının baş kulesidir. Kule Cenevizliler zamanında denizden gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı önlem alabilmek için gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Belirli...
...i denizlerin parçası gibi hissederim kendimi. Sonuçta ben de, biz de ömrümüz boyu sevgi dilenmiyor muyuz? Ama denizde ama karada... Dönüş yolculuğuma geçiyorum, zira hâlâ bugünün tuhaflığını anlamadınız. Feribot yoluyla dönmeye...
...ğe. Zamanın ilinde konacak bir yeri yoktu Kanat açtı içine. Gözleri, belki ihtimalin izinde Rüzgârı eksik bir denizde, yelkende. Belki karanlıkta yanan kör ışık Ve gerçeğin ağırlığı omuzlarında. Şehir şiirin ışıklarıyla yıkandı...
..., kendi değerlerini ve gerçek benliğini bulma yolunda önemli adımlar atar. Holden’ın düşünceleri, dalgalı bir denizde kulaç atmak gibi huzursuz, konforsuz ve değişken roman boyunca. Ancak o saf ve temiz kalbinden geçen duygular...
...kalp atışlarımın dünyanın zeminini delercesine attığını duyup huzursuzlanıyordu. Bir süre daha oturmalıydım. Denizden gelen her bir damla su yüzüme anlık bir gülümseme yayıyordu. Bir kere daha anlıyordum, o ufacık damlalar ruhu...
...rla süslenmiş camlara saplanıyordu. Sarı, loş, lüks ışıklarıyla adeta bir geminin kamarası gibi fırtınalı bir denizde çalkalanıyordu Balıklava restoranı. Önce gürüldeyen midelerin sesleri duyuluyor; ardından açlıktan kara bulut...