Benim bildiğim Eylül, ağacın yaprağını dökerdi Çiçekler giderdi dalından, yeniden doğmak için Kuşlar göçerdi yurdundan geri gelmek için. Sonra büyüdük. Ve ben bildiğim Eylül’ü tanıyamaz oldum Çünkü artık Eylül gelirdi, Birini...
“doğmak” sözcüğü
10 yazıda 10 geçiş bulundu.
...belki kervanların izinden bir yol bulup meçhule gitmek seninle kanmak sulara, güneşi içmek, yağmurla yeniden doğmak severek çoğalmak, avuçlamak uzanamadıklarımızı bile kar tanesi olup bahara eririz belki uslanırız artık, mümk...
...rdayan çay bardaklarını, ikindi vakti kapı önünde oturan kadınları, çırpılan kilimleri, eşinen tavukları, gün doğmak üzereyken öten horozları, yarılan karpuzları, mis kokusuyla etrafı saran ekmekleri… Her şeyi ama her şeyi bir...
...cak ve bir öncekinden daha sert bir şekilde tekrar düşecek. Oyunumuz bu. Bu bizim vazgeçemediğimiz tek kurgu: Doğmak ve ölmek. Çok hızlı gittik sanırım ya da "Aklımızı çok farklı yerlere sürükleme riski olan yanlış kelimeleri...
Gün doğumu bıraktı yerini, gün batımına. Güneş doğmak için bu sabah da, Bin tane yemin istiyor. Artık ısıtmak da değil derdi. Biraz sarı ışık dağıtsa, O da yeter onun için. Matemle örtülmüş ölü ruhlar üstüne… Bu sabah da bir k...
...Saydam bir hayat, diyorum, cam fanus içerisindeki bir tiyatro değil midir? Gözler önüne serilmiş yaşamlar... Doğmak ve ölmek; bugünlerde yaşam, bu iki noktanın arasında bir doğru oluşturamayanların gölgesinde varlığını sürdür...
...kikaları çok yakındı artık... Bildiği yerden çıksın diye dua ediyordu, Bu yaşa kadar hep öyle olmuştu sorular Doğmak, büyümek, kendi kendine yetişen çocuklar... Sıradan ve elle tutulur düşler, üzerinde kıllar uzayan buruşmuş e...
...ek devinim sağlanmalı. Bu konuyu örneklendirmemiz gerekirse, bir insan doğmalı ölmek için ve bir insan ölmeli doğmak için denilebilir. Hiç şaşmaz bu sistem. Tıkır tıkır ilerler ve herkes de bu durumun farkındadır. “Doğdunuz ve...
...p kaybolurken yaşamımızın koşuşturmacasında, tabiat bazı gerçekliklerle somutlaştırıp önümüze seriyor zamanı. Doğmak ve ölmek gibi, dökülen yapraklar, solan çiçekler gibi, mevsimler gibi... İnsanoğlu her zaman aşırılıktan kaçm...
...e düştüm. Umursamadım. İyice sokuldum kendime. Gözlerim yarı açık uyumuşum. Büyük bir susuzlukla uyandım. Gün doğmak üzereydi. Vücudumdaki koku benim bile rahatsız olacağım seviyedeydi. Baraja doğru yürüdüm. Yaklaşık beş kilom...