...şsaydı ve bana onu ne zaman okumam gerektiğini söyleseydi. Belki akşam, belki uyumadan önce, belki de bir gün doğumunda… ya da hemen şu an, burada. Bana bıraktığı, ona çok yakıştırdığım mor çiçekli beyaz gömlek ile turuncu bir ev...
“doğumu” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
doğumu, doğumum, doğumumdan, doğumun, doğumuna, doğumunda, doğumundan, doğumunu eşleşmeleri dahil edildi.
...usu üşütür geceyi. Zeliha, Sultan teyzenin altıncı kız çocuğu ve aynı zamanda son çocuğu. İşte bu son çocuğun doğumundan hemen sonra köyün ebesi durduramayınca kanamayı, apar topar ilçeye yetiştirilmiş kadın. O geceden Sultan teyz...
...lutun beyazlığı gibi İstanbul, Bazen ise bir umudun bitişi gibi. Sanki çağlayan var Boğaziçi’nde ve Sanki gün doğumunu bekliyor bir çiçek. Biz, yılmaz umut tutsaklarıyız deniz kenarında. Gemilerle gelecek umutları bekliyoruz. Al...
...an bahsedemiyor, her daim onu karşıtlığı ile görmek ve anlamak zorunda kalıyorduk? Biz, insan canlılar, kendi doğumuna ve ölümüne tanıklık edemeyen ama arada kalan tüm süreci yönetmeye mahkûm varoluşsal kaygılarla dolu şeylerdik...
...yeşili, plise etekli elbisen şimdi üstünden dökülürcesine bol geliyor. Oysa seni buraya bırakıp giden oğlunun doğumundan sonra uzun yıllar hep seksenli kilolardaydın. Kısalmış boyun, elbisenin boyunu uzun gösteriyor. Yine de üzeri...
...n bu eşi benzeri olmayan filmin konusu şöyle: Hayatını film setinde geçiren bir insan var. Bebekliğini, hatta doğumunu bile izleyen büyük bir izleyici kitlesi otuz yıldır onu ekranlardan takip etmektedir. Tüm yaşamı kurgudan iba...
...ler, vagonlarında uyuma fırsatı bulanlar ve koltuklarını satıp kucağa oturanlar olacaktır! Artık rotamızı gün doğumunu izleyebileceğimiz tepelere çevirme vakti gelmiştir. Tek yol istasyon! Sahi kim değiştiriyor bu makasları? Yaz...
...m, dinleyen insan bulamazsın. Ben çok uzun süre bulamadım. Şu an ise benden asla kopmayacak bir sırdaşım var. Doğumumdan ölümüme kadar beni yalnız bırakmayan biri varmış. Ben onu fark etmemişim. Bizim kabullenemediğimiz düşünceler...
...eceği var her canlının, Dünyayı yese doyar mı sandınız koca karnı. Değil mi ki hep kızgın insanoğlu. Doğuştan doğumuna savaşı. Gülüşüne sığdırabilir dünya kadar yalanı. Yüzyıllardır yıkar tüm duvarları, aşar sınırları Ki atlar a...
...him şeydi şüphesiz. Hep çok duyarlı, hep derin bir çocuk olmuştu. Sığlığın mutluluğuna asla erişemedi, bu ona doğumunda verilmiş bir ceza mıydı bir şans mı, bilinmez. “Sen laleleri toplardın, ve örterdin saçlarımı saçlarım kendi...