...aşan mor salkımlar... Artık bunlar da bir anlam ifade etmiyor, peki, öyle olsun. Hiçbir yer, hiç kimse, hatta dokunduğun hiçbir şey daha fazla acı veremez bana zira biliyorum ki daha fazla mutlu da edemezler. Evet, biliyorum ki se...
“dokunduğun” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
dokunduğun, dokunduğuna, dokunduğunda, dokunduğunu, dokunduğunuzda eşleşmeleri dahil edildi.
...lem, sevgi, şefkat, sinir, nefret, acıma. Ve aşk. Bunlar mı bilmediğin duygular? Ama öyle değil işte… Zormuş, dokunduğuna zormuş. Hissettiğine zormuş, bilmiyordum. Böylesini bilmiyordum, öğrettin. Şimdi ise kusmayı öğret, Çünkü onu...
...senin zenginliğinde hayat bulmak istiyorum.” diye bağırdı zihnim. Ayaklarım zihnimi takip etti. Suyun tenime dokunduğunda irkilmemiştim bile. Duymadığın bir hikâyem hâlâ vardı. Bizi dinliyormuş gibi taş zemin beni püskürtmüş, sana...
...ak.” Bilgisayarın ekranını çeviren Başkomiser koltuğunu çekti, diğerlerine arkasına geçmelerini söyledi. Tuşa dokunduğunda pazar gecesine ait görüntü belirdi. Üç adam yan yana duruyordu; Yılmaz, Cemal ve Hakkı. “Aaaa! Şunlar siz değ...
...kadar, kokun kadar yakınsın bana; dinle, sana kendimi hatırlatayım. Üstünde yürüdüğün toprak, soluduğun hava, dokunduğun taş parçası, geçtiğin tozlu yollar, sonsuz ufuğum ben; eskitilmiş bir köprü, hem bir gazi hem bir şehit hem d...
...yüreği yerinden fırlayacakmışçasına atmaya başladı. Numarayı tanımaması mümkün değildi. Arayan polisti. Tuşa dokunduğunda işittiği ses kendisini soruyordu. Kekeleyerek, “Evet! Benim,” diyebildi. Ekiplere gelen ihbar üzerine gidilen...
Mavilerin arasından süzülen gün ışığına, dokunduğun zamanlar Bolca kahkaha, tatlı yutkunuş, nefes nefese yalnız oyuna dönebilmek için koşuş… Olmayan zamanın var olan zamansızlığında Gördüğün gözlemleyemediğin, Duyduğun duyumsayama...
...ölü. Parça parça. Hani papatyalar ölünce kokardı. Benimkiler kokmadı. Seni gördüğüm an koktular, Bir tek sen dokunduğun zaman koktular, Hayallerim olur gibi olduğunda koktular. Gaipten bir ses, gaipten bir koku sardı tüm içimi So...
...e bilmiyor muyuz? Sen. Ben. O kara gözlü dilber. O iyi yürekli adam. Asıl soru da bu değil mi? Neden? Sürekli dokunduğun tenine bir daha maruz kalmayacağını anladığında sormaya başlıyorsun. Dokunmaya kıyamadığın dudaklarına bir ba...
...kleti olduğu zaman bu kadar sevinmişti bir de Handan'ı tanıyınca. Saçları sırtına kadar uzanırdı, bileklerine dokunduğunuzda kendi iklimini oluştururdu adeta. Hele bir konuşmaya başlasın, yüzlerce yıl dinlemek isterdiniz ki bu sırf gü...