...duymasam ben de inanmazdım.” İbrahim Başkomiser sohbet ederken bir yandan da gözleri köşe bucak dolaşıyordu. Dolapların kapaklarını tek tek açıp kaparken “Muhteşem! Muhteşem!” diyordu sürekli. Bir ara durdu, sekretere döndü, gö...
“dolaplar” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
dolaplar, dolaplarda, dolaplardaki, dolaplardan, dolapları, dolapların, dolaplarında, dolaplarının eşleşmeleri dahil edildi.
...ile kuracak, hafta sonları çocuğumun maçını izlemeye gidecektim. Gerçek bir çocuktan bahsediyorum. Çevirdiğim dolaplardan biri değil. Konforlu bir araba sürecek, banliyöde yaşayacak ve hafta sonları çocuğumun maçına gidecektim. Ama...
...istal berraklığında görmüş ve anlamıştım. İnsan ilişkileri yüksek lisans konu bir: akraba ilişkilerinin gizli dolaplarda bir takım iskeletler bulunabilir ve bu iskeletler, bilinçaltının hayaletleri gibi, manipülasyona açık yaparla...
...yle göklere çıkartmışlar ki, kendini bulunmadık Bursa kumaşı zannediyor. Sabahları bankaya adımını atar atmaz dolaplardaki klasörler bile, onun, meşe ve ardıç karışımlı parfüm kokusunu alır almaz bir baş dönmesi yaşıyor, döner sanda...
...da bulduğum bir tatla anladım. Hanım göbeğinin şurubuna yine fazla şeker koymuştu işte bu kadın. Şimdi baksan dolaplarının üstleri de toz içindedir mutlaka. Bunları düşünebildiğime göre aklım başımdaydı canım. Haklı tepkimi verdim h...
...ltını çizdiği cümleleri ezberliyordum. Kurtuluş’ta, eski püskü bir evde kalıyorduk; sıvaları dökülmüş, mutfak dolapları güveli, nemli bir bodrum katıydı. Nilgün’ün ailesi muhafazakardı –hâlâ öyle olmalı- Erzurum mu, Erzincan mı h...
...len gömleğini yerden alıp geçiriyor üstüne, doğal, öylesine. Az sonra ıslığı geliyor mutfaktan, bir yandan da dolapların açılıp kapanma sesleri. O, benim mutfağımda; benim pazar kahvaltıları, çocuklara yemekler, çeşit çeşit reçell...
...ir ne var ise seni kaybettiğim günden beri. Sen beni bırakalı tam tamına yedi ay iki yüz on dört gün olmuştu. Dolapları yerleştiriyordum ve elime sana ait minicik bir şey geçti. Dolapta öylece kalmış, kenara, arkalara atılmış, se...
.... Yiyip mi çıktın anne? Karnın tok muydu? Çay içmemişsin. Şu sevdiğin peynirden de mi yemedin? Anlamadım. Tüm dolapları açtım, kapadım; bulamadım. Çöpü karıştırdım. Bir salatalık soymuşsun, o kadar. Acelen mi vardı? Merak ediyoru...
...bakarak ve son derece rahat bir biçimde değerlerini sormasına alışmışlardı bu kadınlar. Kasapların camekânlı dolaplarında etlerini sergilemeleri gibi onlarda kendi etlerini sergiliyorlardı. Ve aynı o etler gibi, beğenilirlerse satı...