...çocuğu niye dövüyorsun hayvan herif! -O da gelip dayılanmasın, haddini bilsin. -Oğlum bak bir daha Mustafa’yı döversen ben de seni döverim... Dedi parmağını sallayarak. Arsanın karşısındaki pencereden boynundaki havludan yeni tı...
“döve” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
döve, dövebilirdim, dövecekti, dövemez, döven, döver, döverek, döverim... eşleşmeleri dahil edildi.
...e bir çöp poşetini olduğu gibi salladı. O da yırtılmasın mı? Yerler falan hep çöp oldu. İçlerinden bir tanesi dövecekti adamı da diğeri tuttu. O adam ne yapsın istifa etse iş yok güç yok, çocukları da varmış üstelik, baya da uğra...
...cek bir Allah'ın kulu yok diye hıncımızı çöplerden, banklardan, ağaçlardan çıkartıyoruz. Neyse ciğerim, artık döve döve mi dersin dövüle dövüle mi ben bilmem, bu kıyılara kadar düşüyoruz sonunda. Bizim için yolun sonu burası...
...ra ellerim hep buz tuttu, bombalar infilak etti eş zamanlı. İsa dahi yeniden zuhur etmeyi düşündü. Annem beni döverken nasıl ağlıyordu görmeliydiniz. "Anne" derdim "döv ama ağlama", annem bunu duyar daha sert döver, daha çok ağl...
...inmiş kızları bir süre izler, onaylamazcasına cık cıklardı. Bazen bu cık cıklar gün içinde ona geri gelir, et döverken cık cıklamaya devam ederdi. Fısıltıyla kendi kendine küfrettiği olurdu. Gün sonlarında sürerek yürüdüğü sol a...
...sına almış, rotasını aydınlığa çevirmiş bir geminin kaptanıdır benim öğretmenim. Boylu boylu dalgaları kıyıyı döven denizlere, bilgisizlik hortumunun kaynağı olan rüzgârlara karşı yanındaki yoldaşlarını tecrübesiyle yoğuran b...
Selam verir, ardından söver Huzurum da metheder, yani över Fırsat bulsa ilk o döver Beni siz yaktınız, Yıllar yılı dost bildiklerim Ben ne yapayım düzen bu Dost dedim, üzen bu Sahtekarlıkta bir numara, İkiyüzlülükte yüzen bu...
...olmak kolay değil,” dedi Tayfun. Serap’ın gözlerine baktı, yaşlar döküldü dökülecekti. O gözlerin kıyılarını döven sert dalgaları kabartan henüz nasırlaşmamış yürekteki acıyı hafifletmek istedi: “Ben de üzülüyorum ama başka...
...odos keyfince hükmünü sürüyordu; o geceki gibi. Başka şeyleri de anımsadı: Sağa sola savrulan dalları, kıyıyı döven dalgaları, parçalanan yorgun sandalı… Sokak lambasının ardındaki karanlığı; beri tarafındaki haykırışı… Çığlı...
...olayı ceza vermeye başlar. Bu durum birkaç kez tekrarlanınca bir gece diğer askerler, sabunlarla İnek Şaban’ı döverler. Artık İnek Şaban’ı acımasız, disiplinli biri olarak görürüz. Nitekim en sonunda da hissettiği baskıyla gerçe...