...üç söylenti arasında dolandı dedikodular, her söylentinin yandaşları diğerlerini kendi inandıklarına çağırıp durdular, haftalarca çalkalandı Anzere. Ah! zavallı karısı Müno; yemeden içmeden uyumadan haftalarca ağladı, dört tane...
“durdular” sözcüğü
17 yazıda 18 geçiş bulundu.
...raber bir şey yapacakları kesindi. Yanımdan geçip okulun arka bahçesinde öğretmenlerin göremeyeceği bir yerde durdular. Aramızdaki mesafe birkaç metreye kadar inmişti. Konuşmalarına tanıklık ediyordum artık. Meğer bunlar birbirl...
...rı ayrı konuştu. İhtiyaçları olup olmadığını sordu. Onlar teşekkür edip iki lafın arasında Sadiye’yi methedip durdular. Ardından fotoğraflar çekilmeye başladı. Benim her fotoğrafa muhtar olarak girmem gerekiyordu ama nedense Sad...
...da, ağaçları olmalı kuşların. Kuşlar da durdu. Son durağı olmayan bir durmak, ne kadar durmaksa, işte o kadar durdular. Gecikmiş bir uçmak, tüm ezgiyi kaydırdı Üç yanlış bir doğrunun aklını çeldi Dokunmak tenimizden teğet geçti....
...dından bir yıl olmamıştı ki kızları Hatice doğdu. Yirmi kişiyi aşan bir ailede yaşamak zordu. Tarlada çalışıp durdular. Evin masrafları ortaya konan paradan karşılanırdı. Oğullardan biri eşine yeni bir elbise istese babasına söy...
...Çalgıcılar coşkuyla tellere dokundu. Gezginler köprü korkuluğundaki paçalı don giymiş iki genci gördüklerinde durdular. Gençler tüm gözlerin üzerlerine çevrildiğinin farkındaydı. Kimin önce atlayacağını konuşuyorlardı. Kısa boyl...
...ekip binaya girdi. Yanlarında İbrahim Başkomiser ve Tuncay. İkinci kattaki turizm şirketinin tabelası önünde durdular. Zili çaldılar. Bekletmeden kapı açıldı. Şirketin Genel Müdürü ile görüşmek istediklerini söylediklerinde ban...
...girdi. Beklediği gibi adam titremekten yürümekte zorlanıyordu. Tam kapıdan çıkıyorlardı ki işittikleri sesle durdular. “Evlat ben vazgeçtim. Ne seni ne de arkadaşı yoralım. Gelin hep birlikte güzel bir film izleyelim. Kıymetimi...
...beni yok oluşlardan. Bildiğim tüm türküler suizan etsin, Unuttum diye onları. -beni öldürürcesine- hep çalıp durdular eski bir radyoda, -dalga gibi- boğarcasına. Saat gibi, ritim gibi, peşimdeler. Solgun tenime güneş çizik atmı...
...her adımda sola doğru yamuluyordu. Yine de güçlüydü. Çocuğu uzun süre taşıdı. En sonunda bir çadırın yanında durdular. Çocuğu indirip derin bir oh çekti. Bir kadın, "hazır yağmur durmuşken, ateşi yakıp yapalım şu yemeği" dedi....