...m zaman gitmek için neler vermezdim, maalesef buradayım ve dinlemeden dinlemek zorundayım” diye düşündü. Adam durmadan, usanmadan, utanmadan yeniden yeniden anlatıyordu. Sanki bir “zaman bölücü” gibi… Sanki “hayal kırıcı” gib...
“durma” sözcüğü
13 yazıda 17 geçiş bulundu.
durma, durmadan, durmadı, durmadık, durmadıklarını, durmadım, durmadığı, durmadığını... eşleşmeleri dahil edildi.
...olan başı nasıl bu kadar ferah olabilirdi? İşinin tek kötü yanı, odaya kapanmaktı. İlerleyen boyun fıtığı ve durmadan sulanan gözleriyle o da artık binadaki diğer insanların arasına karışmıştı. Dördüncü katın dört bin on numara...
...madı. Akıllı telefonlar aklımızın büyük bir kısmını gasp ederken aynı illete çocukları da katmaktan asla geri durmadık. Sadece arkadaşımızla daha rahat sohbet edebilmek için çocuğun eline verilen tablet o anlık durumu kurtarırke...
...balık gözlerini açar, hareket ettirir yavaşça. Yukarıda kalan gözü avantajlıdır, daha çok görür etrafını. Sundurmanın altına bırakılmış teneke kova ölümden daha uzaktır. İçgüdüleri çağırır onu. Yere dökülen bir avuç suyun ıs...
...ırken, kayıplar sonraları huzurlarla çoğalmış. Bazı kelimeler kargacık burgacık, bazıları inci gibi yazılmış. Durmadan, dinlenmeden; yıllar ve dakikalarca yazılmış. Sancılar ve sanrılar birbirine karışmış, günler ve geceler b...
...çağımız böyle istiyor. Genel görüşümüz üç günlük dünya için beş günlük erzak biriktir değil mi? Bunun için de durmadan çalışmalıyız. Hem de hiç durmadan. Nasıl duralım arkadaşım, evde hanım siparişleri bekler, okulda oğlandan eş...
...klar? Biçimli dudaklar? Ya o ne gördü? Ne kadar bakıştık? Neden? Sonu nereye varacaktı? Kafamdaki düşünceler? Durmaz mı? Yolu yok mu? Hiçbir şeyi istemediğini biliyordum? Beni neden istemiyordu? Beni isteyebilirdi? Aynı değil...
...ik olan derimi yeni iğneler aşındırmaya devam ediyor. Of! Düşünmekten çok sıkıldım, ölüyorum! Nedensiz olarak durmadan gözyaşı dökmek istiyorum. Ölüm düşüncesi gitgide ağırlaşarak göğsüme oturuyor, nereye dönsem kar etmiyor. Kur...
...ördüklerimden… dilim sussa da konuşuyordu kalbim durmadan her atışında haykırıyordu bildiklerimden… dört nala durmaksızın koşan atlara benziyordu hislerim uykusuz, yorgun, pes etmeyen sandıklarımdan… kulaklarım utanıyordu ve dağlar...
...elimiz alım gücümüzün tükenişini tartıyor. Gençler bavullarını toplayıp gidiyor, kalanlar umutsuzlukla ayakta durmaya çalışıyor. Topraklarımız, denizlerimiz, madenlerimiz yabancıların elinde el değiştiriyor. Bu ülke sanki parça...