...“Bugüne kadar bir şey olmadıysa yarın neden olsun ki?” sorusuyla yaşamaya devam ediyor. Sonra mutfaktaki bazı etlerin tırtıklandığı fark ediliyor. “Fareler basmış olsa gerek...” diye düşünülerek, tırtıklanan kısımlar kesilip ç...
“etleri” sözcüğü
6 yazıda 10 geçiş bulundu.
etleri, etlerim, etlerime, etlerimi, etlerin, etlerini, etlerinin eşleşmeleri dahil edildi.
...Üşenmezdi, tezgâhı her zaman düzenliydi, bıçaklarını hep bilerdi. Vitrininin nasıl gözüktüğüne dikkat ederdi, etleri yerleştirip, üzerine etiketlerini iliştirdikten sonra dışarı çıkar, farklı açılardan vitrinini izlerdi. Akşam...
...inandığı dinin kitabını okuyarak aramak ve kendi biricik sonucuna varmak isterdi. O yüzden, Kuran'ın ilgili ayetlerini çeşitli çevirilerinden okumuştu, hadisleri incelemişti ama yine de hesaplama işine kafası tam yatmamıştı. N...
...kayesini. O bilmezdi ama biz yaralarına dolan suyun sırrını çoktan öğrenmiştik. Sonra hiçbir şey olmamış gibi etleri sökülen o değilmiş gibi başlardı efsanelerin bardağından bal yudumlamaya. Öyle güzel dağılırdı ki sesi kulakl...
...on derece rahat bir biçimde değerlerini sormasına alışmışlardı bu kadınlar. Kasapların camekânlı dolaplarında etlerini sergilemeleri gibi onlarda kendi etlerini sergiliyorlardı. Ve aynı o etler gibi, beğenilirlerse satın alınıyo...
...erce yediğimden içtiğimden utandım Sanki yaşayan değil gömülen bir bedendim Takım elbiseli kurtlar tarafından etlerim ve kemiklerimden ayrıldım. Parçamın bir kısmını çakıllar aldı, sakladılar Diğer parçasını kurtların gönderdik...
...a köprüye doğru yalınayak koştu. Gezginlerin yanından geçerken yıpranmış lastiğin tutamadığı donu kaydı. Kaba etlerinin ortaya çıkmasına aldırmadı. Uzaklaştı. Bir çırpıda korkuluğa çıktı. Laciverde dönen maviliğe kendin bıraktı....
...iğe girmesiyle son buldu. Yolda giderken akşam ne yemek yapacağını düşündü. Et haşlaması yapmaya karar verdi; etleri buzluktan çıkarıp buzdolabı poşetiyle sıcak suya koyarsa hemen çözülürlerdi. Ama evde havuç yoktu. Eyvah! Hav...
...daki kırmızı yazmayı çıkardı, sonra etini sarıp sarmalayan bütün bez parçalarını. Artık sadece o vardı, insan etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine sarınmış yürüyordu Lamia. Ayakları kara değdikçe beyaz bir çarşaf gibi...
...mları açtım. Bütün gün yatmış kanepede, biraz uyumuş. Sonra fındık fıstık bira bulmuş mutfakta beni beklemiş. Etleri - evet, benimkini de- büyük bir iştahla yedi. Ankara'dan, aileden, çocukluk yıllarımızdan konuştuk epey. Onun...