...lan tüm süreci yönetmeye mahkûm varoluşsal kaygılarla dolu şeylerdik. Heidegger'in söylemiyle: Bizler dünyaya fırlatılmıştık, bir zamansallıkta akmaktaydık. Özgür müydük, fırlatılmışlığın esiri mi bilmiyorduk. Bu da bizi en temel aray...
“fırlatılmış” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
fırlatılmış, fırlatılmışlığın, fırlatılmıştı, fırlatılmıştık eşleşmeleri dahil edildi.
...akıp. At kuyruklu olanın pantolonu paçasından dizine kadar yırtık, kravatlarsa çoktan fora edilip bir yerlere fırlatılmış. Aynı anda parmaklarını dudaklarına götürüp sus işareti yapıyorlar. Faydasız, daha beter kıvranıyorlar gülmek...
...daş otel perdeleri, yere atılmış bol taşlı gelinliği, yatağın hemen dibine kıvrılmış külotu, berjerin üzerine fırlatılmış duvağı, biri yan yatmış biri hâlâ ayakta durmaya çalışan sivri topuklu rugan ayakkabıları, komodinin üzerinde...
...eyi aldığı gibi duvara yapıştırdı. Sinek, kuruyup yere düşene kadar duvarda kaldı. Gazete ise çoktan bir yere fırlatılmıştı. Puslu havayı teninde hissetmeden uyumaya geri dönen Ömür Hanım, beş dakikada bir sönen sokak lambasının sarı...