...bekleyen hava aracı için elini geniş cama koydu. Isıyı algılayan camın bir bölümü sola kaydığında sağ kapısı havalanmış araca yerleşti... Mehil camlı araç hava trafiğinden alçalarak doruğu bulutlar ardında yitmiş merkezi savunma...
“hava” sözcüğü
139 yazıda 202 geçiş bulundu.
hava, havaalanı, havada, havadadır, havadaki, havadan, havadar, havadardı... eşleşmeleri dahil edildi.
...ı savaşın izlerini silmek için ayak sürüyordu kara bulutlar. Bekleyiş uzun sürmedi. Kargalar farklı yönlerden havalandılar. Saldırı başlamıştı. Kondukları çatılarda savaşı bekleyen martılar hareketlendiler. Kanatlarını açıp havalana...
...çinde yatan insanları gördü. Arkasından sürekli olarak itiliyordu. Uçağa bindiler, kapaklar kapatıldı ve uçak havalandı. Ekip kendine gelmeye çalışıyor, yaralılar kendi arkadaşları tarafından tedavi ediliyordu. Tüm adamlarına bak...
...a çaresi olmayanlar için. Perdeleri açıp günü selamlamadım, pencereyi açıp yatak odamı havalandırmadım. Puslu havayı mı kutlayacaktım, günlerden pazar olsa bile. Gökyüzündeki kasvetin bir parçası içime dolmuştu sanki. Bir gün,...
..., bu yüzden tahtakurusu ve örümcek gibi böcekler hızla etrafı sarardı. Fakat bu defa birkaç günün de birikmiş havasızlığı yüzünden her şeyi göze alarak salonun penceresini açtı. İçeriye giren ılık hava midesini biraz rahatlattı. Bu...
...biraz daha soğumuş, kış kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı. Kış mevsimini sevmiyordu çünkü soğuk havalarda fabrikaya gidip gelmek onun için daha da çekilmez oluyordu. Uzun zamandır hem işe daha rahat gidip gelmek hem...
...aktık ne yapacaksak, çalışma saatlerimize göre de paslaşacaktık Deniz'le. Kuzen beklediğimiz gibi çıkmamıştı, havalimanında tanıyamamıştık onu. Şimdi de planlarımız düşündüğümüz gibi işlemiyordu, hayat başka bir akışı dayatıyordu biz...
...e, sırılsıklam olan insanlarla bakışarak gülüşmek isterdim. Uzun süreli yatalak mesaim sonunda fark ettim ki, havada asılı bıraktığım hayallerimi, içi asla doldurulamayacak anılara mahkum etmek, şu elemli bekleyişin sancısını...
...kabısını hızlıca giyip anahtarını avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp poşetleri adeta havada dans ediyorlardı. Ellerini rüzgâra karşı yüzüne siper eden bir sürü insanla beraber dar sokağı arşınlamaya ba...
...dından derin bir melankoliye kapıldım. En kötü deneyim bu oldu. Akşama kadar depresyona girmiş gibi dolaştım. Hava kararmaya başlayınca işler daha kötüye gitti. Ot içip kafayı bulanların girdiği tribe girmiştim sanki. Olmadı...