Abdülkadir Efendi, bulunduğu makam ve mesuliyetleri itibarı ile bitirimler dünyasına aşina idi. Bu manada, onların usullerini, kaidelerini, kimin, nerede, ne şekilde davranacağını çok iyi bilirdi . Tulumbacı mı, Mekri mi
“hüsnünü” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
hüsnünü, hüsnünün eşleşmeleri dahil edildi.
Tefeci Arsen'in sırra kadem basması ile Galata Semti'nin bitirimleri arasındaki hassas dengeler bir anda altüst olmuştu. Bu olay, o güne kadar birbirlerinin ayağına basmamaya itina gösteren Tulumbacı Hüsnü ile Mekri Neci
İdris, Çınarlı Kahve’de yediği o okkalı dayaktan sonra babası ve amcaları tarafından apar-topar kaldırıldığı Haseki Hürrem Sultan Darüşşifası’ndan 15 günde ancak taburcu olabildi. Kırılan kemiklerinin yeniden kaynaması i
İdris, uzun bir yürüyüş sonrası Tophane Karakolu'na ulaştı. Gülümseyerek içeri girdi ve doğrudan Abdülkadir Efendi'nin odasına gitti. Abdülkadir Efendi onu karşısına oturttu, gösterdiği yakın alaka neticesi sıcak bir soh
1855 Yazı haddinden fazla yağmurlu geçti. Yağışlar kararınca olsa faydalıydı elbet, lakin o yıl kararını aşınca arpayı, buğdayı, çavdarı tarlalara yatırıp telef etti. Kıyıda köşede kendini dik tutabilmiş ekinler ise güne
Tulumbacı Hüsnü evden ayrıldıktan sonra yarım saat ya geçti ya geçmedi, Rüstem ile Şükrü eve geldiler. Feride Hanım'ın bahçe kapısında başlayan yatıştırıcı mahiyetteki konuşmalarına cevaben Rüstem'in ağzından tek kelime
Bölüm 1 için tıkla Galata Semtindeki Zahireciler Çarşısı, kapak taşlarından örülü genişçe bir sokağın her iki tarafında birbirlerine yaslanmış gibi duran büyüklü-küçüklü, iki katlı ahşap dükkanlardan oluşur, dükkanların
...meseydik manzaranı, kim güzel diyebilirdi sana? İşte yüzüne vuruyorum acizliğini, ayaklarımın altına alıyorum hüsnünü. Babama parasızlık nasıl vurduysa, yerle yeksan ettiyse ben de seni aşağılıyorum işte. Sen de git Tahir gibi....
Tulumbacı Hüsnü'nün kodese girmesiyle birlikte Feriköylü Necmi ile İdris Galata Semti'nin neredeyse en itibarlı kişileri haline gelmişlerdi. Onlara gösterilen îtibarda duyulan korku ve gelecek kaygusunun payı yok değildi