...nme çantamla gidip geliyorum okula. Beslenme çantamı benden beklendiği gibi sürekli boş geri götürüyorum eve, iştahla bitirilmiş olarak. Tabii o beslenme çantasını iştahla boşaltan ben değilim. Sınıfta bir arkadaşım var ama onu...
“iştahla” sözcüğü
15 yazıda 17 geçiş bulundu.
iştahla, iştahlanmıştı, iştahlarıyla eşleşmeleri dahil edildi.
...e kan kusan benden daha mühimdi. Tekrardan bir köfteciye gidebilsek keşke. Köfteleri çatalının yanıyla kesip, iştahla ağzına atarken, tabağımdakileri bitirmem için gözleriyle işaret yapsa. Ya da sadece burada olsa, yüzümdeki ru...
...idelerine indirdikleri halde bağ bozumuna gidince üzümleri asmalardan altın ellercesine nazik nazik alıp öyle iştahla yerler ki. Sokaklara taşmış dallardan “Bizim oralarda kaç lira bu elmalar,” diyerek koparıp yedikleri gibi. A...
...a'da başlayan ve üç hafta süren maceraları Napoli ve Floransa'dan sonra Venedik'te son bulmuştu. Sınırsız bir iştahla yedikleri hamur işleri ve tatlılar gezi dönüşü İstanbul'da tartıya çıktıklarında hepsini üzmüştü, onu ise ağl...
...layarak yatağıma giderken sonradan gelen kadına gözüm ilişti. Halime’nin kahvaltılıklarını da almış büyük bir iştahla yerken bir yandan da “Hep aynı şeyler, bari burada kahvaltıda değişik bir şeyler verseler canım,” diye söylen...
...lmiş beton korkuluğa oturdu üç arkadaş. Pantolonların yanındaki poşeti aldı şişman çocuk. Çıkardığı simitleri iştahla yemeye koyuldular. Çok geçmeden, koşturan insanların hızlarına nispet yaparcasına serin sularla buluşup gönül...
...yla gar binasının duvarından tavanına her cepheden resimler çekti ve büyük kapıdan rıhtıma çıktı. Yağmur aynı iştahla yağmaya devam ederken gök gürültüsüne vapur düdükleri eşlik ediyordu. Merdivenleri inip koşarak kafenin şemsi...
...bedenini öne doğru. Heyecanlandığını görürsünüz. Biraz fazla su değince pullarına, umutlanır, daha büyük bir iştahla sıçramaya kalkar. Keşke saati olsaydı gümüş renkli balığın. Ne kadar nefessiz kalabildiğini ölçerdi. Ölmeden...
...ri bir solukta mideye indirdikten sonra, Nesrin’in içmediği kakaolu sütü, yemediği çörekleri, tatlı ekmekleri iştahla tüketirdi. Sonraki ders saatlerinde tokluğun verdiği rehavetle gözlerine bir uyku inerdi ki dostlar başına… O...
...leri içinde delik deşik ederlerdi hamuru. Kendi emeklerinin sindiği çörekler pişer pişmez, ağızları yana yana iştahla yerlerdi. Yıllar acelesi varmışçasına öyle bir hızla geçmişti ki takvimler altı Eylül bin dokuz yüz elli beşi...