Önümdeki fileli göze dergimi, yanına kahve termosumu yerleştirdim. Minik yastığım sağ yanımda, sol yanımda çantam. İçinde bir dünya eşya. Bir de bakmışsın hepsi lazım olur. Muavin, elinde bir kâğıt, tek tek koltuklarda o
“istanbuldan” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
Pazar sabahlarının doyulmaz manzarasına daldı gözleri. Elini uzatsa sanki on beşinci kattan tutacaktı o koskoca dağı. Çayından bir yudum aldı. Porselen fincanın inceliğini hissetti dudaklarında. Köydeyken kahvaltının haz
Aramaya nereden başlar insan? Kaybettiyse bir şeyleri... Ama bilmiyorsa nerede, ne zaman, nasıl ya da neyi? Eksikse bir şeyler, biliyorsa yani hissediyorsa? Eksikse bir yerlerde, içeride, derinde... Biliyor yani hissediy