...ırıyordu. Sağ elinde topladığı temizleri, sol koluyla iri göğüsleri arasındaki çukura dolduruyor ve temizleri kırmadan bırakıp, kirlileri kırmadan almak için tekrar arkasına dönüyordu. Makinelerin kapaklarını her açışında, iri v...
“kırma” sözcüğü
3 yazıda 4 geçiş bulundu.
kırma, kırmadan, kırmadım, kırmak, kırmakla, kırmaktan, kırmaktansa, kırmalı... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ün eşyalar birbirine girmiş, eski bir gaz lambası, çekmece, sofaya bakan buzlu camın önünde elde işlenmiş tel kırma bir çevre, tüplü televizyon ve bir sürü eşya. Evin bu dağınık hali sanki alelacele terk edilmiş hissi veriyor...
...ine. Zar zor döküldü dudaklarından kelimeler: “Ama gözlüğüm!?” “Ne olmuş? Beğenmedim” dedim. Bir şey demedi. “Kırmamı istemiyor musun?” dedim. “Hayır, istemiyorum” Aldım gözlüğü yerden ve: “Canından olmaya razısın ama gözlüğüne...
...zadakiler her an biri içeri girecekmiş gibi ciddiyetten taviz vermez, hazır kıta beklerdi. Sosyetenin gönlünü kırmamak temel ilkeleriydi. Görev bilincinin doruklarında dolaşan özel güvenlik görevlileri de kapılar açılmadan, ü...
...sahip organizmalar şirketleşme dönemine girdiğinde, kusursuzluk arayışı olan insanların güvenlik duvarlarını kırmak, parçalamak ve en azından çatlatmak için ellerinden geleni yaparlar. Örneğin; bir firma, yönetici belirler. Y...
...ıkıyor. Peki, galip olmak gerçekten ne demek? Bu kasabada, hatta gerçek hayatta, şiddetle beslenen bu döngüyü kırmak mümkün mü? Belki de kazanmak, kaybetmekten çok daha acı ve kaçınılmaz bir sona hizmet ediyordur; bir zaferin...
...ne yeni bir yaşam inşa etmek. Kolay da olmamalıydı zaten. Harekete geçmeli, acının kısır döngüsünü bir yerden kırmalıydım. Bir anda olabilecek bir şey değildi. Sancılı bir arayıştan geçmeden, buhranlı bir savaşa gark olmadan nasıl...
...r zihnin sınırlarını yumuşatarak esnetmek ve alışarak değişip dönüşmek. Eskimiş alışkanlıkların sert kabuğunu kırmadan, yeni bir zihin mevsimine uyanmak mümkün değildir zaten. Enerjinin ve farkındalığın dansı ise bedeni esnetmek...
...inden, uçsuz bucaksız göçmen kuşlara tutunmak ister gibi bir hâli vardı lütfen, dedim terk etme beni bir daha kırmayacağım seni n’olur başını çevirip bak bana gör beni bırakma kendini, beni bırakma bak şu dağların renk tonuna, nasıl...
...Giderken son cümlesini söyledi: “İşte tam da bu yüzden gidiyorum. Her şey bu kadar güzelken ve kimse kimseyi kırmamışken…” Sayı: 59