...ç kömbenin kabına da kalan yufkaları dizdi. Tepsinin boş köşesine kirli tabakları üst üste koyup yanına çatal-kaşıkları sığdırdığı gibi eve yönlendiği sırada; pantolonunun ağını kaşıyan adam, kadının adım atarken oynayan kalçalar...
“kaşı” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
kaşı, kaşıdı, kaşıdığı, kaşık, kaşıkladı, kaşıkladığı, kaşıklar, kaşıklara... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
.... Kapı sesiyle gözlerini açan Gülsüm yerinden fırladı. Kâmil Bey’in elindeki poşeti zorla aldı. Plastik çatal kaşığın, boş yemek kaplarının hafifliği yüreğini burktu. Kâmil Bey gibi kibar, güngörmüş bir insanın yemeği, sofrası...
...ttığının farkında değildi. Acıyı düşünmemeye çalıştım. Benim küçük bedenimi hızla savurduğunda bardağa çarpan kaşımın ne kadar sızladığını hissetmemeye çalıştım. Akan kan ağzıma girmesin diye çığlıklarım da sustu bir süre sonra...
.... Söz Kenan beyle konuşuyor olacağım hayatım. Ece pek tatmin olmuşa benzemiyordu. Önündeki sütlü tatlıdan iki kaşık aldıktan sonra, kaşlarını indirerek: - Bilemiyorum Hamicim, yeminle çok nörvısım, bildiğin gibi değil. Hami,...
...larda, bütün kapışmalarda ve bütün mücadelelerde olan insanlara olmuyor mu? Masum insanlara. Sütten çıkmış ak kaşıklara. O kaşıklar ak olmasa, bu kadar kolay kirlenmez. Ziftten çıkmış kara kaşık olmak lazım bu devirde. En koy...
...u. Bunlar başkalarının gördükleriydi. Onun gördüğü ise yıkanmayı ve durulanmayı bekleyen bardaklar, tabaklar, kaşıklar ve çatallardı. Onun istediği, gün sonunda kazanılması gereken günlüktü. Öyle ya… Günlüğü vardı. Eski bir maha...
...ça küçülüyordu. Oysa ben onu görmüştüm. Tereyağının üzerine kondurulan bir bal tanesi kadar zorla sıyrılmıştı kaşıktan. Ve tek bir dokunuşta ölmüştü. Gördüm. Resmen kaybolup gitti nefesimde. Annesi ve babası ayrılmış, küçük bir...
...dı. Odanın ortasına serilen ince muşambanın etrafına doluşurdu altı kardeş. Tarhana çorbasına hücum eden altı kaşık. Tencerenin dibinden tak tak sesi gelmeye başlayınca şilteleri katlayan anneleri bağırırdı. “Babanız uyanınca...
...an bir çorbacıda buluyor kendini. Garson bile anlıyor şaşkınlığını, gülümseyerek bakıyor ona. Elleri titriyor kaşığa uzanırken. Ekmek doğrayıp kaşıkladığı mercimek çorbası nasıl da nefis. Sıcak yemek yemeyeli asırlar olmuş gib...
...tat damakta… Karnı doyarken, dilek o ki, ruhu da doysa! Önündekini yerken, demiri atmış yandakinin tabağına… Kaşığı salla, kaşığı salla, yanında taşır “kürek” fırsatını bulsa Aş, çok tatlı da olsa, az tuzlu da olsa! Yaşam bir...