.... Galip bir iki saat önce çıkmadığı odasında solunum rahatsızlığına bağlı olarak ölmüştü. Abisi bulmuştu onu, kâğıtların içinde. Ablasına haber vermişti. Ablası odaya baktı, Galip’in tam öldüğü noktaya oturdu, etrafına oradan bakt...
“kağıt” sözcüğü
23 yazıda 29 geçiş bulundu.
kağıt, kağıtlar, kağıtlara, kağıtları, kağıtların, kağıtlarına, kağıtlarının, kağıtta... eşleşmeleri dahil edildi.
...nları beyaz çuvalla sarılmış üstüne birtakım yazılar yazılmış arabasıyla çöp bidonlarına yaklaşıp içlerindeki kâğıtları ayıklıyordu. Boyundan ve yaşından büyüktü yaşadıkları. Yaşıtları okulda, parkta evde ailesiyle eğleniyorken o...
...psikolojik hasarlar bıraktı bile diyebiliriz. Kendimizi kötü, moralsiz ve üzgün hissettiğimiz anlarda elimize kâğıt, kalem alıp nasıl bir rahatlama hissettiğimizi deneyimleyebiliriz. Kâğıt, kalem diyorum ama tabii ki günümüzd...
...etsiz olduğunu anlatmalı onlara, fısıldamalı usulca ilk öpücüğü kondurmadan önce dudaklarına. Çizgili, kareli kağıtları sevmem, hayal gücüne izin vermezler. Soğuk ve emindirler, yazmanın heyecanını köreltir önceden belirlenmişlik...
.... Elindeki kağıt bunu doğruladı. Kalpsiz adam raporu hatırladı: - Her şeyin sorumlusu sensin, her şeyin... Bu kağıtta yazan her bir harf senin izini taşıyor. Kahrol istiyorum, sonsuza kadar kahrol! Yaşlı adam öfkelendi: - Ağzın...
...iç göstermediği bir gülümseme ve kendisinin bile hiç görmediği bir heyecanla gözlerinde. tam bu anda anladım, kağıttan yapılmış bir uçak, sadece kağıttan bir uçak değildir bazen, ekonomi sınıfından bir koltukta götürüp bırakabil...
...üşüyor Ve keskin dokusuyla zamana meydan okuyor Kabuk altındaki ışıklar İbraz ediliyor bodur, küflü binalarda kâğıtlar Velakin yaşam çiftliğindeki kavgamız Mutsuz değildir Yargıç kesilmişler antetli kâğıt yazarları Biçerler o...
...el kumar oynayacaktık. Ama ben kendimi sanki bir ölüm kalım mücadelesindeymiş gibi hissediyordum. Kalbim her kâğıt dağıtılışında yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Birkaç el diye oturduğumuz masadan akşam olunca kalkabildik....
...am yanına yaklaşmazdım bile. Ama o da sevinsin istemiştim. "Banane lan pekiyiyse! Para mı veriyorlar sanki şu kâğıt parçasına?" Aldığım cevap yeterdi üzülmeme, kırılmama. Bir de üstüne karnemi yırtmasına gerek yoktu ki? Benim...
...hep aynı şeyi yapar; çizer, çizerdi… Öğle tatilinde herkes sohbet ederken, o bir köşede… Eli kaleminde, ruhu kâğıtta… Uzun, yuvarlak, köşeli, oval, üçgen yüzler… İçleri boş, bomboş yüzler… Hep, bir ağız, bir burun, hiç olmaz...