...!! Ama çok yetenekli oğlan çok" dedi ekledi; "Yazık babası kumar borcu yapmış, bu oğlanın kazandığını götürüp kahvelerde, çıharıda kemik üstünde yiyor gavat! " Hıdır gergin bir ifadeyle gülümsedi. "Yazlık çok güzel kumaş geld...
“kâh” sözcüğü
8 yazıda 20 geçiş bulundu.
kah, kahhar, kahire, kahireden, kahkaha, kahkahada, kahkahadan, kahkahalar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...örünmez bir salıncakta sallanıyorlar. İhtiyar kıpırdandıkça üzerindeki naylon örtü hışırdıyor ve hışırtılarla kahkahaların arasında bir şeyler mırıldanıyor: ‘Anneciğimin yeşil mantosu vardı, o mantoyu aldığı gün hep gülmüştü zavallı...
...a ıslığı geliyor mutfaktan, bir yandan da dolapların açılıp kapanma sesleri. O, benim mutfağımda; benim pazar kahvaltıları, çocuklara yemekler, çeşit çeşit reçeller, turşular hazırladığım mutfağımda. Düzeninden, temizliğinden gurur...
...eştiğini hissederek yastığı yüzünden çekti. Gün ışığı gözlerine hiç de iyi gelmiyordu. Ama bunca yıl çekmişti kahrını şimdi birazcık daha katlanamayacak mıydı? Geçen zamanı gözleri önüne getirerek kendisine sordu. “ Bu neydi şi...
...arasına nasıl keskin gözler ile baktıysa işte şimdi benim bulunduğum koordinatlara da öyle bakıyordu. Kocaman kahverengi gözlerinden yaşlar akıyordu. Onu seviyor, onu tanımıyor, onun için üzülüyor, ona yardım etmek istiyor, onu ay...
...bir günümü daha ziyan edecek telaş ve endişeyle dolduruyorum çıkınımı. Yürüyorum, işe geç kalmamalıyım. Allah kahretsin! Acıksız bir sıradanlıktayım yine. Yolumdan çekilmeli şu insanlar, şu kalabalık. Yapmacık bir Matrix sahnesi...
...çömelerek Mekri'nin kanlı yüzünü örttü. Ardından, kasaturasını cansız bedeninin üzerine koyup doğruldu. Koca kahvehanede çıt çıkmıyor, herkes olan biteni şaşkınlık ve hayret dolu gözlerle seyrediyordu. İlk hareketlenen Baba Hakkı...
...çeri en son ben girmiştim. Camın önündeki sedire boylu boyunca yatırmışlardı dedemi. Yaz günü olmasına rağmen kahverengi bir battaniyeyi beline kadar örtmüşlerdi. Sedirin yanındaki masada bir bardağın içinde baktıkça büyüyormuş hi...
..., yetmiş beş: kahveyi fincana koy. Yetmiş altı, yetmiş yedi, yetmiş sekiz, yetmiş dokuz. Otur, yak bir sigara kahvenin yanına. Nasıl ama Yetmiş Efendi? Yetmiş artık, buraya kadarmış, değil mi? Bu son keyfin olabilir, daha da çık...
.... Geceleri yatıp saatlerce senaryolar üretiyordum. Hikâyemin öznesini türlü türlü durumlarda hayal ediyordum. Kâh köyde yaşayan bir çiftçi kızı, kâh bir bankacı, kâh bir öğretmen oluyordu. Bir an evli ve iki çocuklu biri ol...