Tefeci Arsen'in sırra kadem basması ile Galata Semti'nin bitirimleri arasındaki hassas dengeler bir anda altüst olmuştu. Bu olay, o güne kadar birbirlerinin ayağına basmamaya itina gösteren Tulumbacı Hüsnü ile Mekri Neci
“kahvede” sözcüğü
6 yazıda 9 geçiş bulundu.
kahvede, kahvedeki, kahveden eşleşmeleri dahil edildi.
...koydu. Şekersiz, sütsüz, acı bir kahve… Şekeri bir yıl önce bırakmıştı. Ama sütü hatırlamıyordu. Ne ara sütü kahveden ayırmıştı, bir türlü hatırlamıyordu. Onları neden ayırdığını bilmiyordu. Kahve bardağına bakmayı bıraktı. Bir...
İdris, Çınarlı Kahve’de yediği o okkalı dayaktan sonra babası ve amcaları tarafından apar-topar kaldırıldığı Haseki Hürrem Sultan Darüşşifası’ndan 15 günde ancak taburcu olabildi. Kırılan kemiklerinin yeniden kaynaması i
...Tepside iki fincan çay ve çikolatalı çörekler. Komodinin üstüne koyuyor. “Zaten karlı havalarda sıcacık çay, kahveden daha iyidir. Akıllı kızım benim!” diyor. Çörekler çayın yanında mis gibi. Odam sıcak. Sağ yanağım hâlâ biraz...
...kaçan Tayfun’un gözlerini yakalamaya çalışıyordu. Umudunu kaybetmeye başladığında kupayı dudaklarına götürdü, kahveden kocaman bir yudum aldı. Uzaklardan gelen gök gürültüsüne karışan sessizlik bitecek gibi değildi. Tayfun sigar...
...lvar yerine pantolon, Kitap yerine para gelir bu topraklarda. Neziha da gitti, Yerine gelen kimdi? Söylesene! Kahvede sarı yediliyi yerden çalıp üstüne beleşten tavşan kanı çay içen emekli Ali, Söylesene! Sokakta her gün dilene...
.... O kadar… Hani devletin gecekondunuzun yerine yüksek binalar yapacağız dediğindeki yas havası… Hani sokakta, kahvede, evde, çeşmede bitmek bilmeyen tartışmalar… Hani “Biz yapamayız öyle evlerde” diyerek iki üç eşyasını toplayı...
...arı sömürmüş. Yetmemiş göz altı torbası, şekilleri, biçimleri, sevgileri, farklılıkları, çocukları, gençleri, kahvedeki bilim adamlarını, bilim adamlarının içindeki kahveyi… Hepsini sömürmüş. Zamanın ikisinde, üç katlı bir dünya...
Abdülkadir Efendi, bulunduğu makam ve mesuliyetleri itibarı ile bitirimler dünyasına aşina idi. Bu manada, onların usullerini, kaidelerini, kimin, nerede, ne şekilde davranacağını çok iyi bilirdi . Tulumbacı mı, Mekri mi
İdris için evinin dışındaki hayat tahminlerinin fevkinde acımasızdı. Hayatın tahripkar gerçekleriyle bir bir yüzleşiyor, vücutça olmaktan ziyade zihnen kendini yorgun hissediyordu. Haksız da sayılmazdı doğrusu. Bu kadar