...adar sürdüğü konusunda bir fikri yoktu. Arabası ters dönmüş ve genç adam iki büklüm bir halde içeride sıkışıp kalmıştı. Önce bedenini kontrol etmeye başladı. Ancak görünürde ciddi bir hasar almamıştı. Arabanın kırılan ön camında...
“kalmıştı” sözcüğü
83 yazıda 108 geçiş bulundu.
kalmıştı, kalmıştık, kalmıştım, kalmıştınız, kalmıştır eşleşmeleri dahil edildi.
.... Ayaklarıma kara sular inmişti. Birden içeri Ali Cengiz Bey girdi. Begonvil’le birbirimize bakıyorduk. Donup kalmıştık. Bir hafta önce gördüğümüz adam, bu adam olamazdı. Omuzları çökmüş, sanki on yaş birden yaşlanmış, saçları da...
...da. Bembeyaz dantel elbisesi üzerinde, saçları hafif dağınık topuz gülümseyerek ona bakıyordu. Korkudan donup kalmıştı. Korkmana gerek yok, ben de buraya gelip, beni bulmanı bekliyordum. Senden başkasına güvenemem. Sen benim en...
...dırıp ilaçlarını vermesi gerekiyordu. Bu görev öncesinde Belda'ya aitti fakat artık o yoktu ve her şey Aral'a kalmıştı. Bir kez daha lanet edip salona doğru yöneldi. Annesi uyanmış etrafa bakıyordu boş gözlerle. "Hadi anne ilaç...
...orsan almanı sağlayacağım. Söz veriyorum. Lütfen yapma.’ ‘Beş…’ ‘Hayırrrrrr!’ Silahı ateşlediğinde Jacob dona kalmıştı. Ağzından hiçbir şey çıkmıyor, gözlerinden yaşlar akıyordu. Erika’nın cansız cesedi duruyordu karşısında. Bu...
...kip et dedi. List de eli ile dört askere işaret ederek evden çıktı. Yukarıda sadece Jacob ve dört Nazi askeri kalmıştı. Jacob’ın başından beri planladığı şey olmuştu. Dört yüz yıldır yaşamanın en güzel yanı dövüşmeyi herkesten d...
Oturduğu deri koltuğa birazdan canını verecekmiş gibi gömülüp kalmıştı. 10 dakikadır gözlerini karşısında oturan doktordan ayırmıyordu. Doktorun yüz ifadesindeki her değişikliği kendince yorumlayıp kederleniyordu. Doktorun da pe...
...diğimi söyledim. Zaten ıslandığımız kadar ıslanmıştık. Hasan pek istekli görünmese de peşimden gelmek zorunda kalmıştı. Yakın gibi görünen yol, yürümeye başlayınca o kadar uzun gelmişti ki… Üstelik yağmur daha bir hızla yağıyor,...
...çalışma saatlerini ve gerekli gereksiz birçok bilgiyi öğrenmişti. Sonrası parçaları tek tek yerine oturtmaya kalmıştı. “Evlat! Eski binadaki ayrıntıyı fark ettin mi?” “Yıkılacağı günü bekleyen bakımsız sıradan bir bina.” “Başka...
...iyorsun!” “Hayır efendim ne haddime. Tamam, her şeyi anlatacağım. (Derin derin nefes aldı.) Bir akşam mesaiye kalmıştım. Hakkı çay demlemiş. Beni de çağırdı. Baktım içeride tanımadığım biri. Tanıştık. Karşıdaki handa bekçi olduğ...