...tabi tuzla buz. Hızını alamayıp oturduğu sandalyeyi de cama fırlattı. Sandalye kaldırıma düşmüştü. Ben donup kalmıştım. Begonvil ve kadın müşteriler çığlık atıyorlardı. Patron durur mu, hızını alamayıp raflardaki içkileri, görün...
“kalmıştım” sözcüğü
14 yazıda 16 geçiş bulundu.
...kokularının burnumda yarattığı hissi hala hatırlar gibiyim. Akşama doğru bastıran yağmurla eve dönmek zorunda kalmıştım. O zamanlar sığınabileceğim bir annem olduğu için yağmuru dost edinmemiştim daha. Eve geldiğim zaman da soluğ...
...ıpkı hiçlik olmadan varlığın kendini gerçekleştiremeyeceği gibi. Bu düalite krizinde bazı bağlamlara saplanıp kalmıştım. Neden tekil bir varlıktan bahsedemiyor, her daim onu karşıtlığı ile görmek ve anlamak zorunda kalıyorduk? Bi...
...iyorsun!” “Hayır efendim ne haddime. Tamam, her şeyi anlatacağım. (Derin derin nefes aldı.) Bir akşam mesaiye kalmıştım. Hakkı çay demlemiş. Beni de çağırdı. Baktım içeride tanımadığım biri. Tanıştık. Karşıdaki handa bekçi olduğu...
...unu biliyordum ancak bu kadar can yakıcı olduğunu hissetmemiştim. Dünyaya gelmiştim ancak bir şehirle sınırlı kalmıştım. Siyasi haritayı çizenler, bu soyut çizgileri, sanki etrafı geniş bozkırlarla kaplı bu şehrin içinde kalayım...
Aynı sıfata bürünmüş, birbirini tekrarlayan o yorucu günlerin gene bir tanesinde mahpus kalmıştım. Yine eczaneden eczaneye koşuyor, hepsine istenilen ilaçları teslim ediyordum; yaptığım bu kurye işine hiç saygım yoktu aslında. Ta...
...aşlarımın yanına ulaşmaya çalışıyordum, bu kalabalıkta fazlasıyla zorlansam da. Birçok insana çarpmak zorunda kalmıştım, hepsinden teker teker özür dilerken kolumdan tutulunca beni tutan kişiye doğru döndüm. Gerçi beni tutan kişi...
...da duvara - yok canım bir kâğıda - bir çizik atarım her yüz adım için. Akşama kadar ne olur görürüz. Altmışta kalmıştım. Altmış küsur. Neyse, altmışın ortasından devam: altmışaltı, altmış yedi, altmış sekiz, altmış dokuz, yetmiş:...
...rlanarak bagaja yerleştirişini seyretti. Ben de yanlış birini almış eve götürüyoruz şaşkınlığı içerisinde bakakalmıştım. Kuzen kılını bile kıpırdatmamıştı valizler yerleştirilirken. Geç de olsa şaşkınlığımı üzerimden atıp, Deniz'...
...e ediyordum ve benim onu değil, onun beni araması lazımdı. Bu arada beş, altı kilo vermiş, bir deri bir kemik kalmıştım. Parmağımdaki yüzüğü bol geliyordu artık ama yine de takıyordum. Sonra bir gün dayanamadım, Bodrum'a gittim....