...kedi kıvraklığında tırmanmış ve ardından binanın çatısına zıplayıvermişti. Parmaklarının ucuna basa basa çatı kapağına kadar yürüdü. Kapağı yerinden dikkatlice kaldırarak çatı arasına girdi. Sırtındaki çantayı yere indirip içi...
“kapağı” sözcüğü
12 yazıda 17 geçiş bulundu.
kapağı, kapağım, kapağımda, kapağın, kapağına, kapağında, kapağından, kapağını... eşleşmeleri dahil edildi.
...yi renk parlak siyahtı. Diğer hurdacıların nafakasına el sürmeyip sadece plastik atıkları topluyordu. Bidonun kapağını açtı, yere koydu. Basarak gürültüyle yamyassı yaptı, kapağını kapadı. Ardından ikincisini. Bidonların tombu...
Lekeli elleriyle kaldırdı ceviz sandığın kapağını. Odayı, yıllardır özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen defne yaprağı kokusu sarmıştı. Kurumuş parçalanmıştı yapraklar, eline aldığında un ufak oldular. “Hayatım da böyle ufalandı gitti...
...rı programı var, mesela bu çok eski bir mevzu artık, özellikle kendim öyle istememişim gibi. Buzdolabının dış kapağı içinden daha dolu. Hediye magnetler, diyet listeleri, ıvır zıvır. Daha senesi dolmadı bu evin. Daha taksitler...
...ıktığımız avlumuz, 55 m2’lik düz beton zemin. Avlunun ortasında bir rögar kapağı bulunur. Bazı sabahlar rögar kapağından ölü canlar çıkar. Bizim için çok sıradan normal bir durum hâline geldi. Başta merakla gider bakardım. Şimdi k...
...üm sıradan zevklerinin dışında, karate filmlerinden ve Bruce Lee’den hoşlanırdı. Ejderin Dönüşü, filminin VCD kapağını, yazar kasanın üzerine yapıştırmıştı. Bazen onu dükkânın önünde tavla oynarken görürdüm. Zar atışında bir z...
...şını uzattı. İçerideki sessizliği neye yorması gerektiğini bilemiyordu. Antreye girdi. Yaşlanmış portmantonun kapağını açtı. Ayakkabısını çıkardı, her zamanki yerine, ikinci rafa koydu. Rengi solmuş lacivert pardösüsünü astı. Ay...
...Bir, iki, üç, dört, beş, altı. Zeytin kâsesi dolaba. Yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki. Peynir tabağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir dolapta. Buzdolab...
...vardı. Neyi olursa olsun çocukken mutlaka iyi bir kahvaltı hayal ederdi. Hiç böyle bir dolap hayal etmemişti. Kapağı açtığında samimi kokulu iri elmalar, derin bir kaba konulan güneş ışığında parlayan çiçek balı, ince dilimlen...
...ı düşünmüyordu. Oğlanın kokuşmuş spor çorapları elinde, kızın odasının kapısında durmuş, giysi dolabının açık kapağından görünen manzarayı seyrediyordu. Askılardaki giysilerin çoğu dolabın içinde bir yığıntı oluşturmuştu. Kızın od...