...Peki bu renkler neyin nesiydi? Küçükken abimle balık tutmaya gittiğimiz gün aklıma geldi. O gün de bu renkle kaplanmıştı her şey. Sonbahar mevsimi olması dışında bir fark yoktu ve tabii ki hayatımın en güzel günleriymiş ama o sıra...
“kaplanmış” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
kaplanmış, kaplanmıştı eşleşmeleri dahil edildi.
...aldırıp gözlerinin önüne getirdi. Gördüğü robotik parmaklarını sürekli açıp kapattı. Ellerini metal plaka ile kaplanmış gövdesine yasladı. Nefes mi? Hayır, kalkıp inen bir gövdesi yoktu. Nefes almıyordu. Bedeni uzandığı yerden ya...
Kalan bir avuç suyu toksikle kaplanmış, ağaçları kurumuş, toprağı kuraklıktan çatlamış eski medeniyetin enkaz meydanına bir anıt gibi dikiliyor taht. Tüm dünya yıkılmış olsa da bir kese altın kucaklamak istiyor, sanki güç yüzü...
...yordu. Yere süzülerek düşen yaprakların bir kısmı yola bir kısmı da mezarlığa düşüyordu. Yol, sarı yorgan ile kaplanmıştı. Mezarlık ile çocukların oyun oynadığı tarlayı ayıran yol, ölüm ile yaşamı ayıran çizgi gibiydi. O çizgiyi ge...
...ızmadan devam etti Başkomiser: “Şu binanın cephesine baksana. Balkon gibi çıkartılmış, yetmiyormuş gibi camla kaplanmış bölümü görünce ne denir başka! Anlaşılan yıkılan cumbalı binanın yerine yapılmış. Düşünmemişler yakışır mı di...
...ir zehir, Senle bir düğün. Çünkü, Güneş doğuyordu gözlerinde, Bilinmezlik dağılıyordu sözlerinle. Hiçsizlikle kaplanmış hayatımı Aydınlatıyordun meşhur benliğinle. Yokluğunla kaplandı şimdi dört bir yanım Yalnızlığımın çukurunday...
...ak oluşturulmuştur. Kalenin çoğunluğu dağdan oluşmaktandır. Kale ne yazık ki bakımsızlıktan dolayı yeşillikle kaplanmış durumdadır. Kale oldukça yüksek bir tepeye inşa edilmiştir. Buraya inşa edilmesinin nedeni hem burdan geçen k...
...al kan ter içinde büyük beyaz kadifeden yapılmış, üstünde altın işlemeli motifler olan, kenarları zümrütlerle kaplanmış yatağından fırladı bir anda. Haykırmaya devam ediyordu. Muhafızları bu haykırışları duymuş olmalı hemen odaya...
...u. Tek bir odadan ibaret olan bu derme çatma kulübede kırık pencere camları, tozlu ve hatta örümcek ağlarıyla kaplanmış duvarlar, insanın burnunu sızlatan küf kokusu, rastgele evin içine atılmış gibi duran ve 2. Dünya Savaşı’ndan...
...uyamadım. İki büklüm uyuyor olmaktan dolayı boynum, sırtım ve bacaklarım her saniye daha da artan bir ağrıyla kaplanmıştı. Otobüsün içi havasızdı ve oldukça kötü kokuyordu. Etrafımda tanıdığım hiç kimseyi görememiştim. Otobüs olduk...